Maziye gömmüşken bir ömür seni.
Ansızın rüyama girdin bu gece.
Gözlerin alevdi nefesin yangın.
Hiç hayra yoramam şerdin bu gece.
Yüzünü saklayıp sesin duyurdun.
Adalettir terazim dirhem şaşmaz and olsun.
Şeytana fırsat vermem besmeleyle gezerim.
İçtiğim süt bellidir özüm helâl hamdolsun.
Art niyetle bakınan kem gözleri sezerim.
İyiliktir düsturum amma kıymet bilene.
Bizler gözü karayız biz ki küffar düşmanı.
Puslu, sisli havada kurdu sevdik vallahi.
Düşünmeyiz yarını emanet olan canı.
Namertlere kaş çatıp merdi sevdik vallahi.
Bir sevdamız var bizim sevene köle olduk.
Nefesinde keskinleşen ve ar edilmiş dilden savurduğun bir kelâma inat nakşedilmiş hisli bir yazının, tevazuu boyutunda olmadığına bir kanıt,
‘’Dilin, yalnız sen esiri misin ki her sözün ardından tövbelere gark oluyorsun? ’’
Ey günlerin aylara ayların yıllara geçişinde benliğimi taşlara vurmayı kendine düstur eden ağyar, bilmeni istediğim kadar görmeni sağlayacağım bir narı üfürme şerefindeyim. Lakin senin ehemmiyetsiz duruşunda kanıma dokunan birkaç noktayı şahsımdan öte duygularda beslediğin sürgün edilmiş nasipsiz kelimelerinin söze geçiş evresinin sakatlığına bağlarım…
Ağır aksak duygu selimde senden bana miras, sevdamı darağacında görme mutluluğunu hissettirmen oldu.
Ben, seni kara gecelerde kıvırcık saçlarının ak teninle hemhal oluşunu canım pahasına can çekişirken sayıklarken gözlerin nerede konakladı ki bakmaya duçar olursun?
Hangi kâbus dolu geceler seni benden almaya gelirken hırsını benden çıkarmadın ki? Vefayı anlamamak senin ruhunda bir hezimet değil vefayı katletmek yaşamında bir hizmet olmasaydı günlere sövmez inadı övmez dizlerini dövmezdin.
Çevirip yüzünü sitemkâr olma.
Ne olur son kez bak zaman kalırsa.
İçimde kor ateş sönsün istersen.
Nefreti son kez yak zaman kalırsa.
Kaçıncı ayrılık kaçıncı veda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!