Seninim işte, bütün sakar telaşlarımla,
Birlikte güleceğiz en yersiz şakalara.
Yeniden kuracağız devrilen tüm masaları,
Ey yıldız bakışlım, sığınağım, pusulam.
*
Sarmak istiyorum o rüzgarlı aklını,
Kırdım bütün saatleri senin zamanında.
Titriyorsun şu sonbahar serinliğinde,
Katlanamıyorum bana sırtını dönmene.
*
İstersen zindanlara atsın beni sözlerin,
Gururumu çiğnesin o inatçı adımların.
Razıyım fırtınana, yeter ki senin olsun,
Şu deli aklımı alsın zehirli dudakların.
*
Bazen zirveden uçup, bazen dibe çakılmak;
Koca bir oyun bu aşk, yorulup kan terlemek.
Bazen susup kalarak, bazen de kükreyerek,
Sevildiğinde coşmak, itildiğinde kırılmak.
0
Seninim işte, ceketimi omzuma attım,
Serdim bütün sırlarımı ayaklarının ucuna.
Kilitledim kapıları eskiyen anılara,
Zaman dursun burada, senin sıcaklığında.
*
Dağıtsın varsın rüzgâr topladığım her şeyi,
İstersen paramparça et en sağlam kulemi.
Kabulümdür esaret senin sınırlarında,
Yeter ki sen tut o benim titreyen ellerimi.
*
Bir kahve fincanında aramak yarınları,
Gözlerinde bulmak sığınılacak limanları.
Teslim olmak o sese hiçbir şey sormadan,
Budur aşkın kanunu, ateşte kül olmadan.
*
Al beni savur şimdi en ücra vadilere,
Sonra topla yeniden, öperek yavaş yavaş.
Eğer sen vuracaksan hazırım darbelere,
Bitsin artık benimle verdiğin bu kör savaş.
*
Şimdi bir yağmur başlar, ıslatır şehri boydan,
Saklanırız bir saçağa gülerken sırılsıklam.
Seninim işte diyorum, vazgeçtim bütün soydan,
Senin adınla başlar dilimdeki her kelam.
*
Bazen bir ip üstünde körkütük yürümektir,
Sevmek bir ince zanaat, düğümleri çözerek.
Bazen susuz bir çölde serapları sevmektir,
Seninim işte canım, her şeyden vazgeçerek.
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 10:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!