Düşlerimi gecenin sonsuz uçurumlarından attım,
Bir gölge büyüdü içimde, adını sana soramadım.
Düş dedim, hayal dedim, hatıra dedim, sustum.
Susunca karanlığın kalbinde gül yüzünü buldum.
Dolunay göğün alnına vurulmuş ilahi bir mühür,
Ben kendi içimde kaybolmuş bir sürgün.
Bir an yüzün değince gecenin billur aynasına;
Şafağın ilk ışığını senin tebessümünde buldum
Bulutlar geçti; taşıdıkları sırları hiç dökmeden
Rüzgârlar konuştu fakat hakikati söylemeden
Bir damla yağmur düştü gökten avuçlarıma
Tek damlasında konuşan gözyaşlarını buldum
Gün battı; dünya tüm yükünü sırtımdan indirdi.
Şafak söktü; umut küllerinden yeniden dirildi
Bir yudum su içtim, denizlerin sesini duydum.
Sonsuzluğun kıyısında senin ayak izini buldum
Secdede boyun eğdim gecenin ıssız vaktinde
Ruhum sustukça çoğaldı, eksildikçe büyüdü,
Çilenin taş duvarından açılınca tek pencere
Sabrın sessiz ışığında senin şükrünü buldum.
Nehirler aktı, kederlerimi sürükleyerek karanlığa
Yaralarım benden önce konuştu akan zamanla
Ey gözler! Hangi sonsuzluğun aynasısınız ki
Kelime kırılır önünüzde, hakikat konuşur sizinle.
Dr Yusuf Polat
Kayıt Tarihi : 15.06.2026 13:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Denizli




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!