Kimi gün bir duman, kimi gün bir kor
Gideni gelmeye eylemişler zor
Bana değil, gidip şu saça bir sor
Nasıl aklar düşmüş, bilir seneler.
Bırak kalsın mazi, sorma halimi
Yükledim sırtıma bunca zalimi
Hangi yel kopardı yeşil dalımı?
Savrulup giderken, eler seneler.
Gelip de çattığında veda günü
Eskimiş bir hırka sayarsın teni
Bir meçhul gurbete sürerken beni
Ardımda hıçkırıp, meler seneler.
Güneş doğsa bile ufkum karalı,
Yüreğim kaç yerden, derin yaralı,
Gurbet ile sıla, baştan sıralı,
İçimi sessizce, deler seneler.
Sırtımı döndüğüm dağlar yıkıldı
Boynuma pranga, dertler takıldı
Bir taze fidandım, canım yakıldı
Ruhu bedeninden, böler seneler.
Eski bir türkünün kırık sesiyim
Bilmem ki ben sevdiğimin nesiyim
Mihnet sahrasının bitmez yasıyım
Toprağa karışıp dolar seneler.
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 19:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!