Vakit, gecenin şafağı
Yarenlik ediyorum
Bir fincan kahve
Birkaç dal sigaramla
Sararmış birkaç fotoğraf
Tozlu birkaç hatırayla
Vaktin var mı?
Biraz konuşabilir miyiz?
Biliyor musun? İlk gün
Ne düşünmüşsem seninle ilgili
Düşüncelerim aynı hiç değişmedi…
Diyorum ki hani, sen
Bazen gönlümün üşüdüğünü öyle hissediyorum ki
Bir kez baksan gönlüme bakışın onu ısıtacakmış gibi
Rüzgarda savrulup, uçan kanatlanan duygularımın
Gönlüne konduğunu hissediyorum yağan kar gibi…
Üşüyen ellerim ısınmak için ellerini arar gibi
Gereksiz seslerden yorulan kulaklarımın
Bir kasketi vardı,
Ama, bilmem kaç köşe
Su içtiği taslar; kızıl bakır
Gözleri çakır mı çakır…
Boyu, benim yarım kadardı
Biliyorum
Oralarda, uzaklarda bir yerde
Kuytularda, çalı diplerinde
Gizliden bir gül açar, kırmızı
Her sabah, sevenler için
Rengini sevgi dolu gönüllerden alan…
Uzaklardan duyulan
Şarkıyı dinledim
Nedensiz dalıp gitti gözlerim
Soğumuştu çayım
Duygularımın közünde
Isıttım, İçtim
Uzun uzun zaman önce
Bilmem farkında mıydın
Gölgen düşmüştü
Gölgemin üstüne
Sonrasında tül gibi incecik
Bulutumsu yağmur gibi
Söylemene gerek yok
Bilirsin iyi tanırım seni
Yürüyüşünden bilirim
Hüznünü, sevincini.
Dünyaya gülse de yüzün
Biliyorsun benim bakışım
Hiç farkında değildi
O kadar kalabalığın içinde
O kızın saçlarına takılmıştı gözleri…
Bazen fark ediyordu üzerindeki
Hiç yabancı olmayan göz izlerini
Bir zaman sonra çarpıştı bakışları
Sussun diye bakma yüzüme
Konuşan yüreğim yüzüm değil ki
Biliyorsun sussa dilim,
Konuşur yerime gözlerim
Sussa gözlerim, konuşur kalemim
Bazen rüzgar olur gelirim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!