Ayrılığı bilmez hoyrat sevdalar
Deli gibi savrulurlar yaşanmak için,
Kuru rüzgârlarda esmeyi sever
Yağmurda durulurlar ıslanmak için,
Çekip silahı vursan, böyle canım yanmazdı
Acısını unutsam bir tek izi kalmazdı
Her defasında susup seni affetmeseydim
Belki de acılarım böylesine çoğalmazdı,
Sorsamda söylemezdin ihanet mi, nefret mi
Yoksa bütün olanlar susmamdan ibaret mi
Hüzünlere kapılıp için için ağlıyor
Yalnızlık buğusuna kapılıyor gözlerim,
Yan yana geldiğinde hicvini kaybediyor
Bıçak gibi kesiyor dilimi tüm sözlerim...
Her acıya gülüp geçtik seninle
Birtek ayrılığa dayanamadık.
Bir avuç kül olduk,dost ateşiyle
Kendi sevdamızda hiç yanamadık...
Girmedik dert kalmadı gönlümüze
Senin saltanatın çok sürmez bende
Devrine ayak uydurmamı bekleme sakın
Yozlaşmış sevdalara yer yok içimde,
Ne bende bir yer bulursun
Nede ben sende…
SEN
Alaca karanlıkta boşluğa düşen
Masum bir çocuk gibi oyunlara küsen,
Hep içine kapanık ve hep yaralı
Mutluluğu uzaktan sineye çeken...
Birkaç kırık cümlenin,öznesi misali
Satır aralarına sakladım seni.
Cesaretim yoktu,belkide utandım
Açıkca yazamadım nedense ismini...
Oysa yalnızca kendime anlatabildim
Hiç kızmadım sana terkettin diye
Bir sebebi vardı elbet bu gidişinin,
Belkide ben gibi sevmedin diye
Silindi izleri terkedişinin...
Belki çok masumdun belki günahkar
Bir gece yarısı koptu çığlığım
Seni haykırdı sesim
Sendin isyanım,
Oysa tek senmiydin hayal kırıklığım
Seni söyledi dilim
Gurura kibire öyle saplanmış
Öyle kaybolmuşsun ki bocalıyorsun,
Uzak dur gönlümde,sana bir yer yok
Duyduğum merhameti aşk sanıyorsun...
Nice yalanları diline taktın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!