Belki sıkıcı ve yılgınım
Belki de değişik ve çılgınım
Belki karışık ve başkayım
Belki de duygulu ve aşığım
Bütün kapılarım sonuna kadar kapalı
Beni sana terk ettiğim yerde
Oyundan yorgun düşmüş
Dingin saf çocuk uykularım kaldı
Beni sana terk ettiğim yerde
Binbir masal düşlerle dolu
Rengarenk çocuk rüyalarım kaldı
Uyku zamanı ölmek
Acı çekmeden ve habersiz
Şu sonsuzluğun içinde
Son noktayı koymak
Kedersiz
Ben bir şairim
Yazmam gerekir
Yazdıklarımın arasında seni bulmam
Ne kadar sorgulasam da seçimimi
Beni anlattığından kuşku duymam
O zaman neden diye bir soru gelir insanın aklına:
Düşünülen öylesi sen değilmişsin
Ölesi ‘ben’`miş süreklilikte arzulanan (! ?)
İnanmadım değil
Yaşantılamadım
Var kalmanın ulantılanan uzantısını
Doğru! Ölesi sende duyumsadım
Sesini duymak istedim
Biliyorsun sadece yansın bile
Benimde sımsıcak yumak yumak ateş diyarı
Yerinde duramayan bir çocuğun
Alevle dansı
Dondurulmuş aşklara ihtiyacım var
Akışkan ilişkiler yorar beni
Söndürülmüş ateşlere ihtirasım var
İçimde ince bir ateşin saman yeli
Kokusu fikrime dadandı
Derimde baş olunmaz yanık teni
Hadi döşen bakalım
Döşemesi kırık basamaklarda evliya adımlarını
Hadi kuşan adamım
Kuşağı sıkı kumaşlarla belini kırdığın endamını
Hiç kimse sana
Neden böyle tek başına dolaştığını sormaz artık
Tükettiğim bedenim
Terk ettiğim ruhum
Canlı bir robota dönüşmek değil sorun
Cansız bir robota ruh giydirmek hiç değil umurum
İkisi de ben ikisi de ben değil bir uçurum
Adını söyleme bana
Seviyorum! Diye bağırmak
Derinliği duygularımız yarlarda
Tüm benliğinle bak
Ufkumuz, geçmişle geleceğin arasında
Vücudun dikilir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!