Bir fısıltıysa sadece adın
Derdini rüzgara anlat
İnce bir su damlası gibi akıyorsa yüreğin
Öfkeni denize
Sevgini küçük bir nehre boşalt
Duvarlarını kendin ördüğün kuytun
Koyu karanlık yüzler...
Aydınlık düşünce
Yemyeşil gepgeniş bir ovada
Ekinlerin arasında
Tekil bir ağaç tekil bir ev
Tümel bir uzanım
Güneş batımında
Alacakaranlıkta
Gözlerini ufka
Çevirip baktığında
Yükseklerde uçan kuşları
Koşullandırılmış beklentileri karşılar
Konumlandırılmış bireyleri arşınlar
Sonuçlandırılmış görevleri karışımlar
Uğraşılmış emeği kurşunlar
Ulaşılmış hedefleri sorgular
Unutulmuş ayrıntıları sargılar
Bi gün bi yağmur olup yağarım belki
Ufku açık engin deryalara
Dolu dolu
Bardaktan boşalırcasına bi sağanak gibi
Biliyorum her damlam
Denizinde, sadece bi kum tanesi
Bir gün çıkar gelirsin diye
Hiç ummadım
Ne pencereden baktım dışarı
Ama hiç uyuyamadım
Bil gül açar görürüm diye
Bir biçimsel açılım sorunu
Görünmeyen kütlelerin yarattığı
Sahte bir sonuç mu bu
İstenmeyen bir çok şeyi
Kabullenme zorunluluğu
Dizginlenemeyen arzuların
‘Bırak da sesi olan söylesin’
Bırak da sözü olan bitirsin
Bırak da işi olan girsin
Bırak da düşü olan gitsin
Bırak da dönüşü olan gelsin
Bırak ırak olan da sevinsin
Ben bir şairim
Yazmam gerekir
Yazdıklarımın arasında seni bulmam
Ne kadar sorgulasam da seçimimi
Beni anlattığından kuşku duymam
O zaman neden diye bir soru gelir insanın aklına:
Ah Assos ah! ....
Savcının koynunda bir dosya
Davalı hep sen...
Hakimim hükmüne mühür arıyor
Mührü hep ben....
Midilliden pembe bir yel esiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!