Bir haber geldi,
Bir kara haber;
'Erdal öldü' dediler..!
Neydi o Yarab
Neydi o Yarab..!
Nasıl haberdi!!!
Amansız mı amansız,
İnsafsız bir ateş çemberindeyim;
Ne yapsam, ne etsem de çıkamıyorum..!
Takılıyor, imanıma takılıyor kuyruğum..!
İstesem de kendimi sokamıyorum..!
Küllüğüm yine yanıbaşımda...
Ve yokluğunla dolu, ağzına kadar..!
Yokluğun yok olup gider mi acep,
Dağıtırsa küllükteki yokluğunu rüzgar?
(Van. Ekim 2018)
Üç beş yerden delmekle yetinmemeli;
Sökmeli mümin,
Hepten söküp atmalı çatısını yüreğinin...
Açmalı mümin;
Mazlum göz yağmuruna iyiden iyiye açmalı yüreğini, ölene değin...
Kaçma...
Kaçma..! Tutul daima,
Tutul mazlumun gözyaşlarına;
Tutul
Ve çatla..!
Bir çaya,
Tertemiz bir çaya girdim...
Bulamazsın, yok bu çayda tek bir zerre kir...
Hem yıkanıyor, hem akıyorum...
Menzilim: "BİR."
Çayın hazır galiba...
Doldur da içeyim;
Gözlerinden
Ve dilinden içtiğim gibi,
Bardaktan da içeyim yüreğini sıcak sıcak...
Dudak payı istemem...
Cehalet önde duvar, ardında parlak ziya.
Cehaleti aşarsa ışır mutlaka dünya...
(Van. Kasım 2024)
Yedi ayrı candan,
Yedi ak fidandan kan damladı çatısı olmayan yüreğime..!
Ve parladı iyice yüreğimdeki ateş..!
Öyle bir ateş;
Öyle bir ateş ki, yüreğimi yakan,
Cehennemle eş..!
Ezinç beynime çekiç, beynim sineme çivi..!
Bir çivi ki, indirir yere ipiri devi..!
(Van. Şubat 2025)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!