Olsa da karanlığın her gün daha da koyu;
Sükût et, sen çektikçe uzar ruhunun boyu...
(Van. Ocak 2025)
Dün, önceki güne göre daha büyüktün.
Bugün, dünden büyüksün...
Gözlerindeki,
Gözbebeklerindeki baharda yeşerdin...
Ve yine o baharda büyüyorsun günbegün...
Çağdaşlık adı ile damar yolu açtılar.
Sonrasında damardan imansızlık saçtılar..!
(Van. Şubat 2020)
Israrla bana söndür diyorsun ama;
Nasıl sönsün söyle,
Nasıl sönsün sigaram?!
Gözlerin çakmak çakmak..!
Yeter..! N'olur eskisi gibi bak..!
Üç değil, beş değil,
Onbeş de değil;
Sebep çok, andan yakınmak için...
Anıdan anıya atlar oldum,
Andan sakınmak için...
Arpayla dolu "çanak" , zulmü durduran "kale";
Çağrışımların eşsiz, ey şanlı Çanakkale..!
Bir haber geldi,
Bir kara haber;
'Erdal öldü' dediler..!
Neydi o Yarab
Neydi o Yarab..!
Nasıl haberdi!!!
Amansız mı amansız,
İnsafsız bir ateş çemberindeyim;
Ne yapsam, ne etsem de çıkamıyorum..!
Takılıyor, imanıma takılıyor kuyruğum..!
İstesem de kendimi sokamıyorum..!
Küllüğüm yine yanıbaşımda...
Ve yokluğunla dolu, ağzına kadar..!
Yokluğun yok olup gider mi acep,
Dağıtırsa küllükteki yokluğunu rüzgar?
(Van. Ekim 2018)
Üç beş yerden delmekle yetinmemeli;
Sökmeli mümin,
Hepten söküp atmalı çatısını yüreğinin...
Açmalı mümin;
Mazlum göz yağmuruna iyiden iyiye açmalı yüreğini, ölene değin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!