Tutarken kadim eli, eserin var emeli;
Vesika mı demeli, Sahife mi demeli?
Düşünenler soruyor, araştırıp alemde...
Yazılışı tek sefer, tarihi kademeli!..
Şehirler şiirlerde, resmedilir güzelce;
Gündüzler ışık saçar, yıldızlı olur gece.
Hayat bize ibrettir; daim çözümü bekler...
Yerin kulağı bunlar, her biri bir bilmece!
Bir dünya kuruluyor,
Mehmetçik ilk hecesi.
Seferine çıkarken,
yok gündüzü gecesi.
Dua ile başlasın,
harekatı neferin.
Her geceyi gündüzü
Her bayırı her düzü
Anbean dolaşsan da
Şehrin eskimez yüzü.
'' Her geceyi Kadir,
Her geleni Hızır bil!''
Der, geçerdi Çekmegil...
Nerede kaynak, nerede delil?
Sorar, geçerdi Çekmegil.
Güneşten alır ziya
Bakarsın doya doya
Uydusudur güneşin
Yakındır hep dünyaya.
Kütahya'yı kuşatan, çizim üstüne çizim;
Açılmamış bir ceyiz sandığımız var bizim!
Kültürü insanında, ermiş ete kemiğe.
Tarihin akışını, nakşetmiş seramiğe.
Daldan bir öz mü?
Baldan bir öz mü?
Yoksa bir göz mü?
Daha önemli!
Doğduğun yer mi?
Meşk ile muhabbete, ‘’Cennet Bağı’’
bir yoldur.
Ailenin gençleri, bağa uzanan
koldur.
İktisatlı bilinir, ailenin tüzüğü.
Kuralı koymuş inan, dedemin bir
Zumamma'nın yapısı, İstanbul'a fes olur.
Üzerinde titrenen, görünmez kafes olur.
Mimarisi eserin, sanmayın bikes olur!..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!