'' Her geceyi Kadir,
Her geleni Hızır bil!''
Der, geçerdi Çekmegil...
Nerede kaynak, nerede delil?
Sorar, geçerdi Çekmegil.
Kaderin cilvesi bu
Hayatın telvesi bu
Gerçeğin bir sesi bu
Dünyanın ensesi bu...
Bırakırsan kayarsın.
Esir edemezsen maddeyi
Şehirler şiirlerde, resmedilir güzelce;
Gündüzler ışık saçar, yıldızlı olur gece.
Hayat bize ibrettir; daim çözümü bekler...
Yerin kulağı bunlar, her biri bir bilmece!
Bir dünya kuruluyor,
Mehmetçik ilk hecesi.
Seferine çıkarken,
yok gündüzü gecesi.
Dua ile başlasın,
harekatı neferin.
Her geceyi gündüzü
Her bayırı her düzü
Anbean dolaşsan da
Şehrin eskimez yüzü.
Said Çekmegil’in tedrisatından geçmiş
Alaaddin Gürün, Selami Sanih
Ve Alaaddin Bora’dan
Hız almış,
Said Ertürk, Bahattin Bilhan
Ve Hikmet Zeyveli’den
Şiir hülyayı kaplar
Hayal rüyayı kaplar
Şiir şehre ses verir
Şehir dünyayı kaplar!
Yerin kulağı vardır
Düşünceler düşledim;
Fikre tahkik eşledim.
Mayıs ayı başında,
Şile'de bez işledim.
Şile'nin güzel yeri;
Işık saçar feneri...
Zigana dağlarında, Hamsiköy'ün sütlacı;
Gönülden isteyene, taze çayı baştacı.
Gülbahar Hatun'dandır, Vakfıkebir ekmeği;
Uzungöl'de istersin, ikide bir yemeği...
Kulaktan kulağa, ses diye bir şey;
Hayat kabullenmez, pes diye bir şey.
Yakma kendini hiç; tütme dışarı!
Daim kazandırır, us diye bir şey...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!