Bursa'nın içinden, duyulur sesi.
Nilüfer, İnegöl; müthiş güftesi.
Nağmeler bu güne, yorum katıyor;
Daim kaim olur, Kavim bestesi.
Cevap aramıyorum, köz var soramıyorum.
Düşte gördüklerimi, artık yoramıyorum.
Söze can verirken de, özü eşemiyorum.
Yorulunca yerlere, bilsen düşemiyorum.
Düşlerken tam bunları, maya çaldık sohbete;
İrfanımızla geldik, çay kattık muhabbete.
Tazelik ruhunda, güneşle pişen;
Eksik olmaz daim, görünce neşen.
Yeşillik mavilik, özüdür onun.
Ardı şen önü şen, gel gör Ardeşen...
Gökyüzünde kayan, bir mislimiyan.
Kuş gibi süzülür, olur aşiyan.
Genişleyen arzı, nedir taşıyan?
İlahi bir yapı; gör ayan beyan.
Sen, serap içinde ibret,
Gerçek dışında kural gördün.
Dağlardan yuvarlanan merak dolu,
Kayalar gibiydin.
Öyle ki;
Her verilmiş cevabı,
Çocuklarımız yaş basamağında;
Sıralanır birer birer;
Sümeyya
Sermed Salih,
Süheyl Sencer...
Aslında her biri,
Doğduğun yer ve an, senin önsözün.
Bilmelisin meram, rengidir sözün:
Sağlığını düşün, aklını kullan...
Geçen bir ömür ki, kırpışı gözün!
Fatih'in fethettiği, güzellik haritası;
İki deniz ortası, iki kıta arası...
Söylenir hep, bağrında; zenginlikler yatıyor!
Dünya alemine de, harikalar katıyor.
Simyacıdan da sıkı, şairlerin şiiri;
İlmik ilmik işlenir, hassas duygular her an.
Herkes kendi ömrünün, yetiştirdiği piri!
Ve şuura bağlıdır, izafi geçen zaman.
Akşamın kızıllığı,
Sabahın rahatlığı.
Günlerin uzaması,
Suların kabarması.
Rüzgarın savrulması,
Uykuda gibi hayat,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!