Kimler gelmiş, kimler geçmiş bu kutlu tezgâhtan...
Kahve içerken anlatalım aşk ile, şevk ile Şefkat'i.
Gaziosmanpaşa şubemiz yokken,
Bahçelievler'de kurulurdu nice hayaller.
İki kurum değil;
Tek yürek, tek dava olmuştu o günler.
Bir sofraya oturunca çoğalırdı muhabbet,
Bir lokma ekmek bile bereket olurdu.
Meliha Hanım'ın sabrı vardı bu duvarlarda,
Fevziye Hanım'ın duası dolaşırdı koridorlarda.
Bir okul değil, bir gönül inşa ettiler.
Şefkat'i tabelaya değil; yüreklere yazdılar.
Dava dediler, emek dediler, fedakârlık dediler;
Yoruldular ama hiçbir zaman vazgeçmediler.
Daha niceleri aynı davanın görünmeyen kahramanıydı.
Binanın tuğlasından önce gönülleri örüyorlardı.
Meğer Şefkat, yalnızca bir okul değilmiş;
Kapısından girenin "biz" olduğu büyük bir aileymiş.
Zaman aktı, yüzler değişti, emanet el değiştirdi.
Binalar kaldı belki;
Ama aynı ruhu taşımak, aynı davayı yaşatmak
Her emanet sahibine nasip olmadı.
Şimdi geriye dönüp bakınca anlıyoruz;
Asıl bina beton değilmiş, insanmış.
Asıl sermaye para değilmiş, samimiyetmiş.
Emin KEVEN
2008
Kayıt Tarihi : 4.12.2018 12:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Not: Bazı mısralar 2021 de düzenlenmiş, küçük ilaveler yapılmıştır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!