Yettim hep kendime, yetindim varla;
Olmadım açgözlü, kavruldum harla.
Çalıştım, okudum hem de okuttum;
Yaşadım darlığı, öfkemi yuttum!
Bilirim açlığı, uykusuzluğu,
Har gürle başlayan iki bin yirmi
Gitmek istemiyor, ayak sürüyor!
Arkası gelmeyen dertler değil mi?
Böldü, parçaladı hem de yutuyor!
Kuraklık, kıtlık ve doğal afetler,
Bin dokuz yüz yirmi iki yılının
Ağustos ayının yirmi altısı,
Büyük taarruzun başlamasının
Ve dört gün sonunda has başarısı;
Ulusal bayramdır otuz ağustos.
Nush ile uslan ki edilme tekdir;
Tekdir iş görmezse hakkın kötekdir.
Allah’a taparız, uludur tektir;
İnsafsız avcıyı tutan köpektir.
Geçinir suret-i Hakk’dan gafiller;
Zaman akıp gider, durduramazsın
Asla somut değil, dokunamazsın
Rengi deseni yok, tanıyamazsın
Dost olmak istersen reddetmez seni!
Zaman uçup gider, kavrayamazsın
Diyorsan kendine ‘En iyi benim!’
Belki de haklısın, en iyi sensin!
En iyi iyinin düşmanı bence,
İyi olmak yeter bence, ya sence?
‘Bir ben vardır bende benden içeri’
Yolunu yitirip bana uğrarsan,
Selamını verip hatır sorarsan,
İçtenlik gösterip ilgi duyarsan;
Bende yürek varsa yanıt veririm.
Aradığın sevgi belki bendedir,
Kuru ekmek bile yemeyen çocuk
Okula gidiyor, gözyaşı boncuk!
Bir bardak su ile açlığı yitmez;
Tencere kaynamaz, baca hiç tütmez.
Baba işsiz, anne hâliyle aciz
Aç evin oğluna, kızına varma
Yoksa aç kalırsın, darlık sana yâr;
Görüntüye, tatlı sözlere kanma
Hüzün ve pişmanlık olur sana yâr!
Gözü, karnı toksa hiç kaygılanma
Günler haftaları,
Haftalar ayları,
Aylarsa yılları
Kovalar durur.
Geride kalanlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!