Şeytanla yan yana hem de dost olan
Aklında maddiyat ve mal mülk olan
Onunla beraber çıkara koşar
Ettiği zulümle felaket coşar!
Şeytanlar aynadır yekdiğerine
Yine R’ye taktım, bilmem, değer mi;
Di’mi (!) bile hafif kalır yanında…
Var mı kırpmak, yontmak, yutmak sesleri
Güzel dilimizde standart bazda…
Espri, sürçülisan, … hepsi bahane;
Fena alıştırdın kendine öyle;
Yüreğim ve beynim tutsağın oldu.
Bilerek saygıda kusur edemem;
Bırakamam seni, nedendir, bilmem!
İlk kez gördüğümde yadırgamıştım;
Gülmek mi istersin?
Gül!
Ağlamak mı istersin?
Ağla!
Yeter ki sıkıntı vermeyesin!
Yılan mı, çıyan mı anlamak pek zor
Cesaretin varsa kendisine sor!
Bakışları bile sıkıntı verir
Karşısında duran mum gibi erir!
Dost gibi yaklaşıp hesaplar yapar
Kimse beklemesin oyum almayı
Aklından çıkarsın kapım çalmayı
Bir kutsal oyum var sana kalmayı
Karşında çocuk yok, geç kandırmayı
Dürüst ol, harbi ol, sıkıntı verme!
Şiirin iyisi kötüsü olmaz
Yeter ki duyarak yazmış olalım!
Söz öz bütünlüğü yoksa şık olmaz
Duygu ve düşünce sunmuş olalım!
Ne övgü ne alkış beklemek olmaz
Çocuğu ve genci coşturup durduk
Sınavdan sınava koşturup yorduk!
Hiç acımadık ve sevdik bayağı
Aldıkları sıfat: Sınav Manyağı!
Zaman, para hem de enerji yiter
Yok senden, yok benden, yok bizden değil
Ayrımcılığını yapmak iş değil!
İnsanlara damga vurmak hoş değil;
Şiştik sığmadık mı fâni dünyaya?
Yok senin, yok benim, yok bizim değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!