Çakal, insan suretinde bir çakal görse,
Çakallığı bırakırdı mümkün olsaydı;
Yaranmak için el öpmek bir faziletse,
Yaranmak isteyenden fazilet kaçardı...
Tilki, insan suretinde bir tilki görse,
İyilik etsen, yolunu şaşırırsın;
Elini versen, kolunu kaptırırsın...
İleri gitsen, akıl karıştırırsın;
Yorma kafanı, kendi hâline bırak...
Bir selâm versen, borçlu çıkıverirsin;
Geldik, gidiyoruz. Ne zaman, nasıl;
Bunu bilmiyoruz. Öyle bir fasıl
Ki yaşadığımız, özünde asıl
Olan varlığımız ve inancımız.
Yoktuk, şimdi varız. Yarın n’olacak;
Aklın zembereği kurulur her an
Çarkın dişlileri duraksamadan
Çalışır, arada birden yavaşlar;
Hüzün ve sıkıntı benliği kaplar!
Hüznü, sıkıntıyı irade gücü
İçerde köstebekler, dışarda çekirgeler
Her zaman fink atmakta ve zıp zıp zıplamakta!
Varsa bunun izahı, yapmalı ilgililer;
Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler...
Toprağı kâh kazarlar, bazen de eşelerler;
Eyledim sarf-ı nazar nefsâniyyetten
Badehâ verdim zarar mecbûriyetten.
Bilirim muhâtabım ol necis-ül ayn
Hisseder mütesellî tarîkile gayn...
Bedihî ol zevâtın garaz-ı aslî
Daim iyimser ve iyi niyetli olmak isterim;
Hiçbir şey yapamasam da hayrına dua ederim.
Elbet bir insan olarak ilgi ve saygı beklerim;
Beni gözden çıkaranı yüreğimde yok ederim!
Hiç karşılık beklemeden iyilik etmek isterim;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!