Yedirir, içirirdin; giydirir, gezdirirdin;
Başım ağrıdığında üzerime titrerdin...
Başucumda beklerdin, bana ninni söylerdin;
Canım sıkıldığında beni eğlendirirdin...
Arada bir yerde durup bakmalı,
‘Nerde yanlış yaptım? ’ diye sormalı.
Sütten çıkmış kaşık da bir gün erir,
Öze dönük sorgu sual güç verir.
Arada ne yerde, ne de gökteyiz;
Has dostum kalemim; sayar, severim
Her zaman söylerim; neşem, kederim
Onunla dertleşir; ağlar, gülerim
İlham geldiğinde yazar, çizerim.
Arada yorulur; ‘Az dinlen! ’ derim
Derler ki “Arayıp sormazsın bizi;
Artık sana şirin görünmez miyiz? ”
Derim ki “Elbet var bunun nedeni;
Her şey karşılıklı, hiç bilmez miyiz? ”
El eli yıkar ve ellerse yüzü;
Çalış, didin, uğraş; takdir bekleme;
Hastalansan bile sakın tekleme;
Saygıda hizmette hiç kusur etme;
Biz biliriz bizim işlerimizi...
İşçi, memur, esnaf, çiftçi, dul, yetim
Bayrak, Kur’an, vatan aşkıyla yanan
Yüreklerde yaşar coşkusu her an
Tüm zaferlerin ve cumhuriyetin,
Türk ve Müslüman’a has hürriyetin...
Ta orta Asya’dan çıkıp da geldik;
İçerde köstebekler, dışarda çekirgeler
Her zaman fink atmakta ve zıp zıp zıplamakta!
Varsa bunun izahı, yapmalı ilgililer;
Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler...
Toprağı kâh kazarlar, bazen de eşelerler;
Eyledim sarf-ı nazar nefsâniyyetten
Badehâ verdim zarar mecbûriyetten.
Bilirim muhâtabım ol necis-ül ayn
Hisseder mütesellî tarîkile gayn...
Bedihî ol zevâtın garaz-ı aslî




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!