Hoşumuza gitse de hatta hiç gitmese de
Bazı anılar bizi geçmişte dolaştırır.
Acı, hüzünlendirir; tatlıysa, gülümsetir;
Anılarla yaşlanır, umutlarla yaşarız…
Fazla ısrar etsek de hatta hiç etmesek de
Fırıncı ekmeği bozdu
Suyun da özü bozuldu
Sebze meyve pek hormonlu
Allah, yardımcımız olsun!
Et vitrinde durur oldu
Yedirir, içirirdin; giydirir, gezdirirdin;
Başım ağrıdığında üzerime titrerdin...
Başucumda beklerdin, bana ninni söylerdin;
Canım sıkıldığında beni eğlendirirdin...
Arada bir yerde durup bakmalı,
‘Nerde yanlış yaptım? ’ diye sormalı.
Sütten çıkmış kaşık da bir gün erir,
Öze dönük sorgu sual güç verir.
Arada ne yerde, ne de gökteyiz;
Has dostum kalemim; sayar, severim
Her zaman söylerim; neşem, kederim
Onunla dertleşir; ağlar, gülerim
İlham geldiğinde yazar, çizerim.
Arada yorulur; ‘Az dinlen! ’ derim
Derler ki “Arayıp sormazsın bizi;
Artık sana şirin görünmez miyiz? ”
Derim ki “Elbet var bunun nedeni;
Her şey karşılıklı, hiç bilmez miyiz? ”
El eli yıkar ve ellerse yüzü;
Çalış, didin, uğraş; takdir bekleme;
Hastalansan bile sakın tekleme;
Saygıda hizmette hiç kusur etme;
Biz biliriz bizim işlerimizi...
İşçi, memur, esnaf, çiftçi, dul, yetim
Elbet bir gün bu âlemden sen de göçüp gideceksin,
Varlığının kıymetini belki hiç bilmeyeceksin;
Yalnız şunu iyi belle: Sen değil, sana verdiler
Daniskasını zararın, ardından da hep yerdiler...
İyi niyetli ve içten olman sanki suçmuş gibi
Ya aklına gelmez, ya da işine;
İnsan olan biraz ince düşüne!
İncelik katkıdır yücelişine;
Yoruma teşekkür gerekir, inan!
Çok zaman harcatmaz, ne de enerji;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!