Sebahattin Kömürlü Şiirleri - Şair Sebah ...

Sebahattin Kömürlü

Şu hale bi bakın,
İstismar edilmiş kendi içine sarılmış dünya,
Orada kap karanlık hayat karmaşası,
Silkini verince sanki üzerinden dökülecek gibi
Bütün günahları.

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

şurda
bir ağaç vardı
şuracıkta
her bahar yeşerirdi dalları
her sonbahar sararırdı yaprakları

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

Tak tik.
Akıllı ol,
Aç gitme.
Markete aç girilirmi?
Açlar girsin, sen girme.
Açlığın gelirde aklına,

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

Yaşamdan Zevk almak
“Artık yaşamaktan yoruldum, yaşamaktan zevk almıyorum.” anlamında sözler, bunun nedenini Talat Turhan’ın yaşam çizgisine bakıldığında, net bir şekilde gözükmekte.
O, tüm zamanlar boyu gerçeğin peşinde koşmaktan ziyade toplumu aydınlatmayı, toplumu gerçeğin peşinden gitmeye zorlamayı şiar edinmenin yorgunluğunu belki de bu şekilde dillendiriyordu.
O ki, ihaneti görmüş ülkenin emperyalizmin kucağına nasıl kaydığını ve bu kayışa karşı çıkmanın bedelini işkencelerle, hapishanelerde özgürlüğünün kısıtlanması, idamla yargılanmakla ödemiş.
O, Atatürk’ü görmenin gururunu taşıyan gerçek aydındır.
Burada aydından kast, toplumu aydınlatma adına kendini bu konuda ihanete sürüklemeyen bir kişilikten bahsedilmektedir.

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

Tam
Bi
Dangalak olduk
Dan
Dan
Ne demek se işte

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

binlerce kez gördüm Tanrıyı
utangaç bir görünümü vardı
yumuktu gözleri
susmayı seviyordu
son kez gördüğümde onu
benim gibi ağlıyordu...

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

intikam
alınıyordu
dallarda yapraklardan
yollarda
yolculardan

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

Şimdi, ne kadar pişmansın değil mi?
Vermedin bi gününü bize,
Gönlümüzce kullanalım diye,
Milyarlarca yasaklar türettin birden bire ,
Öldük,
mutlusundur heralde.

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

vermiyecem gönlümü
kimselerin eline
oynatacam keyfimce
onu
kendi müziğim eşliğinde

Devamını Oku
Sebahattin Kömürlü

milletten ne istiyorlar. millet paramparça olmuş. kimi açlıktan, kimi beladan, kimi kazadan yaşamlarını yitirirken, cumhurbaşkanı iki milyar dolarlık ucu açık yatırımların milletin malı olduğunu söylemekte. sanki millet bu kaçak sarayların yapılmasını. bu da yetmez gibi, ana muhalefet partisi genel başkanı "bu partiyi, boğazlarda memleketi kurtaranlardan kurtaracağız." demekte. yani, bir zamanlar başbakan olan ve "iki ayyaş" diye söz ettiği insan söyleminden ilham almış gibi. bu şunu da beraberinde getirmekte, millet hem iktidar tarafından, hemde muhalefet tarafından suçlanmakta, susturulmak ta, suçlanmakta, ötelenmekte.
bu millet bu kadar çaresiz mi kalacaktı. milletin yanında yakınında azcık bulunan, bulunmaya çalışanlar acımasız bir şekilde linç edilmekte. bu linç
edilen insanlar bazen millet vekili, bazen ressam, bazen bir yazar veya bir müzisyen oluyor. örnek vermek gerekirse Türkan Saylan, Doğu Perinçek, v.s. hiç şüphesiz bu örnekler çokça çoğaltılabilinir.
aslında bu örneklemeyi biraz aşağıdan alırsak, bu gün bu aydı gibi gözüken karanlık gözlerin,nasıl olup ta buralara tırmandığını daha daha net olarak görebiliriz. şöyle ki, ülkemizde Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, gibi bir çok değerin katledilerek yok edilmesi, aslında topluma ışık olan kalemlerin ve düşüncelerinde ışığının kesilmesi demek oldu. bu böyle olunca, toplumu aydınlatmada birinci derece de rol oynayan değerlerin yerine toplumda bireyin kafasını karıştıran, adı aydın, kendinin ne olduğu tam tespit edilemeyen emperyal uşaklar, birden bire karşımıza üstün bir değermişler gibi çıkı çıkı verdiler. bunlar bazen köşe yazarı, bazen prs, çok kerelerde hoca, bazen bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olarak görünmekte. hemen hemen bütün gündemler de bunlar tarafından belirlenmekte.
artık zaman kendi içinde büyük bir boşluk yaratmıştır.bu boşluğu doldurmak mümkün değil. hani derler ya " at izi, it izine karışmış" ülkenin cumhurbaşkanı Türkiye Cumhuriyetinin kurucusuna "Atatürk" demiyor. bir dangalak alay ederek "kamal" diyor. ve diyor ki yaptıkları yanlış. program sunucusu ve o platformda bulunan prs bu çok orijinal bir ve ilk defa dillendiriliyor muş gibi gözlerini büyüte büyüte hayretle dinliyorlar.
inkarcılık ve nankörlük böylesi hayasızca sergilenirse ne olur?

Devamını Oku