Nihat'ın palavrasına kapılmadan
uyanır uyanmaz...
beyaz peynirli, domatesli, zeytinli...
olmazsa olmazı ise
masaya serilen eski gazeteli
gelen geçeni, çağırır herkesi
tombik tombik ellerle
kavrayamaz da zeytinleri.
çatal kullansa laf ederler
sosyete Sami!
oğlum! bir de dalga geçmeyin be!
Kıraathanenin dışarıdaki
ağaç köşesi masasına kurulur
geleni gideni ise hep bulunur
Ayık Sami! akşam maç ne olur?
Ayık abi? Nihat'a gaz vereyim mi?
oğlum! bulaşmayın şuna
Sami abi ne hikmetse aşk hikayelerine bayılır.
her aşka hüküm verir, racon keser
Liselisi anlatır duygulanır
genci orta yaşlısı....
Ayık Sami içinde bir şey taşır.
adını biliriz de hikayesi hep saklıdır.
akşama kadar Nihat'ın palavralarında;
bir umuttur diyerek gerçek bir şey aranır.
herkesin içinde de bozmaz.
tenhada ufaktan uyarır.
içer biraz ama zararı kendine
o lakabı boş yere
dikmedi ya üstüne
Ayık Abi melektir, melek!
karanlık çökünce ıslık çalarak
voltasını alır. bir şarkı söylenir.
''gecenin matemi''
o şarkıyı dinlemek için
yaşayacak yürek aranır.
ömrü Münevveri bekleyerek geçmiş sanki
böyle düşünüyorum...ve hisler içimdeki.
mezarına bile takım elbiseyle gitmesine
bakılırsa...
eve giderken bile yollarda
vay anasına be!
ulan vay anasına!
diyerek ilerler.
Sami abi bu... günleri böyle yad eder.
dükkanın önüne de
karpuz tezgahı açtırmaz asla
bir o konuyu çözemedim,
işçinin dostudur aslında ama...
vardır bir hikmeti olur o kadar da
Alper Tunga 3Kayıt Tarihi : 20.06.2026 17:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!