Katkısız gerçeği bulduğum o an,
Damarımda akar tertemiz bir kan,
Ne gurur kalır, ne yalan, ne şan.
*
Sade bir ışıktır sızan her yola,
Renkler karışmaz, sapmaz sağa sola,
Yalın halimizle veririz mola.
*
Kimi zaman saf bir damladır o yaş,
Usul usul akar, dökülür yavaş,
Ne bir kavga kalır, ne gizli savaş.
*
Derin bir sessizlik, billur bir nefes,
Kırılır elbette bu paslı kafes,
Bizi hapseden o en sağır heves.
*
Çıplak doruklarda ulu bir dağdır,
Zihni esaretten çözen o bağdır,
Sisten arınmış en aydınlık çağdır.
*
Kimi vadilerde kaybolmuş bir iz,
Rüzgarın sesidir, keskin ve tiz,
Issız kayalarda saklanan bir giz.
*
Bazen yapraksızdır, kuru bir dal,
Özün merkezinde bulunur bal,
Bırak kibrini, salt gerçeğe dal.
*
Çıplak bir ruhtur, arınmış beden,
Anlamsız kalır, sorulmaz neden,
Odur o yolda hep önden giden.
*
Kimi tınısı gür, gergin teldir,
Maskeyi yıkan coşkun bir seldir,
Sahte yüzleri uçuran yeldir.
*
Eksiksiz bütün, pürüzsüz bir cam,
Yarım sevdaları eyliyor tam,
Salt gerçeğe aittir bu makam.
*
Kimi sırrıdır en alevli kor,
Bulmak isteyene gelir mi zor,
Gerçeğin sırrını git kalbe sor.
*
Ne sahte bir sarı, ne yalan ak,
Yalnız hakikat var, dön öze bak,
Bütün fazlalığı ateşte yak.
Salt bir hakikat, pürüzsüz ve tek...
Tüm sahte düşlerden kendini çek...
Kayıt Tarihi : 22.07.2026 16:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!