Minarelerin yıkıldı
Gölkemin ihtişamın adaletin
Dinin imanın aklımdan çıkmadı
Düşman heybetinden anlardı
Osmanlının insanlığını
Gün çıktı omuzumda bülbül
Dilimde o şiir şairi meçhul
Adı ey gül
EY gül
Yine bulutlardan damla damla ol
Yağda gel
Odun attım kömür attım
Hiç olmayan oyuncaklarım
Ben gönlümde kurduğum mahkemelerde
İrade avukatı ile kaç davaya girdim
Vicdan hakim kaç kez karar dedi
Dipsiz kuyularda kaldım
Karlı dağlarda yandım
Sonsuz semalarda candım
Bende beni aradım
Sende beni aradım
Hala bulamadım
Yıkıldı öne doğru poyrazlı başımda
En eski rüzgarlara yenilen,
Dökülüp gitti o gür saçlarımda
O en eski nefesimi almayı almak isterdim yeniden
Ama ne mümkün gelmez giden.
Sinemde bir ateş söndü sanki
Eşsiz hayranlıklar uyandı yüreğimde dostluğunuza dair
Eşsiz dostluklar uyandı gönlümde insanlara dair
Sessizdim ses oldum ezeldim ebet oldum
Şİirle yıktım engelleri su gibi oldum
Dost oldum dost kalalım yarınlara.
Şiirce şairce...............!
Yoksa benim yüzümdenmi içine kapandın,
Ey gönlümün yürüyen cenneti ANNE.
Ey anne gardını almış boksör gibi dur şu insanlara karşı
Yeter artık sinme ezilme anne.
Ses senin kulağında mefta o an
Sen sesten öncede varsın sonrada
Unutma kardeşliğini, sesle olan
Seste sessizlik,manada
Ey mana...
Cuş u huruşa geldi yer gök.
Ezelden gelen bir ezberdir bu.
Vahdet esastır herşeyde.
Şahidiz şehadetine cümle şühedanın.
Bıçak gibi keskin bakışları
Kesipte gidiyordu
Tüm umutsuzlukları tam orta yerinden
Nerede asım,ın nesli der gibiydi
Nerde benim milletim der gibiydi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!