Uzanıp bulutlardan berrak sular içtim.
Zirvelerden vadilere geçtim.
O gece gönlimdeki dağın sinesinde yattım.
senin huzuru kalp ile yattığın,
Kum tepelerinde yatar gibi yattım.
Sırrı kalbimde buldum
Ruhuma sur oldum
Açıldı kalemin kapıları dünyaya zırh oldum
Kalbimdeki sır ile belalara şer oldum
Bedensizim bensizim sizsizim bizsizim
Buz tutmuş kalın camlarda,
Tık,tık, sesler serçe gagasında
Sıcak evlere bakıpta umutla.
Haydi bir el kanat salla.
Salla sallaki duyulsun serçece çığlıkların.
Çünkü doludizgin yağar kar taneleri,üşüdü kanatların.
Yüreğimdeki ferah bir nefestin
Serseriyim,cahille sohbeti kestim
Beni tanımayana yağdım estim
Astım tüm dertlerimi semaya astım
Ben yeisli sinende bir yastım
Bir bayram sabahında
Yalnız tek başıma
Tanyeri ağarırken,anda
Yüreğimin gözü yaşlı
Fabrikadayım sessiz sedasız
Bilirmisin fırtınadan sonra ne kardelenler açar
Etrafına neşeyi muhabbet saçar
Ama şu yüreğimdeki dehlizleri bir görsen
İyi bak derin bak,pencerenden,gel sen
Bu derin kuyular neden açıldı bir bilsen
Ah emmioğlu ah
söyle ey...!
Kayıplar vadisinden geçmiş ayak
Oradamı değilmi?
Söyle ey ruhucanım gülüşümün kelimeleri
Söyle,ki yitik umutlar yuva yapmasınlar yüreğime
Bu sevda gönülsüz ne yapacaktı
O güzel başını duvarlara vuracaktı
Ağlayıp ağlayıp sızlayacaktı
Çare olmayacaktı
Giden geriye gelmeyecekti
Deryanın ortasındayım güneş tepemde
bu bana ağır bir bilmece
dalgayı sezdim dalga kıran oldum
Eyleştim deryalarda gündüz gece
Bir ney sadasının peşinden günlerce
Ağzı burnuna karıştı
Ayna su karıştı
Görüntü televizyonda karıştı
Televizyon insanlara karıştı
Karıştı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!