Esme ey deli rüzgar esme
Esipte yetimin saçlarını bozma
Esipte deli deli yetimin umudunu kesme
Ki,yetimin sinesinde pervane anne
Silüeti dağılmasın günden güne
Gölgeler birde yağmur ayakta
Sessiz giden gemiler zifiri karanlıkta
Geminin peşinden şırıl şırıl sular oynaşmakta
Geri dönün gemiler sevda çok uzakta
Geri dönün gemiler deniz yanmakta
Çünkü sen bir yıldızsın,yapamazsın.
Çünkü yağmur yüklü bulutlar senden çok uzaktalar.
Ve denizi koşarak geçtiler,hiç durmadılar.
Sonra kara ayak bastılar
Toprağa yaslayıp başlarını ağladılar.
Fışkırdı topraktan başaklar
ALLAH dedim şükrettim,başımı salladım
Topladım başakları bir bir,yoladım
Gün olur gelir harman zamanı
Es poyraz es gel zamanı
Sıcacık taptaze umut fililizleri yeşermiş
Gördüm,kimi yan yatmış kimi çamura batmış
Gördüm,hiçbirisi geçmişini unutmamış
Onun için hayata dört elle sarılmışlar
Gurbetin sinesinde mezarda oturanlar.
Bombanın düştüğü yer hüsrandır ancak
Masumiyeti tarumar eden karanlık
Hayatımızdan hiç itirazsız çık
Ey karanlık ey hüsran git ne olursun
Biz çocuğuz biz masum günahsızız bize yazık
Önümde ürkek bir fener peşinden gidiyorum.
Yaklaştıkca uzaklaşıyor,uzaklaştıkca zayıflıyor,
Aklımda hep,ne zaman aydınlık var.
Uzaktan uzağa kulağımda zayıflayan nağmeler,yavaş yavaş coşar.
Keskin kokular,bulutlarda,hep hasretin türküsünü söyler.
Senin kokunmu bilmem,ama,zaman zidana pervane,
İçine kurum konulmuş
Üzerine zift katılıp yoğurulmuş.
Ama bana çok darımış gölgecan
Bana el mahkum ayaklar gardiyan.
Sılayı gurbete gömdüğümden beri
Ben unuttum sılanın kokusunu
Kendimi gurbette uunuttuğumdan beri
Ben sılanın toprağına hasretim
Toprağı saksıda unuttuğumdan beri
Yüreğim sessizlik modunda kaldı
Saçlarımın akında kaldı gözyaşlarım
Gönül ram oldu gözyaşlarıma,tükendi adımlarım
Saçımda sakalımda siyahsız yaşarım
Ben sıyahı zifiri gecelerden tanırım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!