Senin değil belki benim sırtımdadır değersizlik
Gülün değil goncasınındır karşılıksız aşk
Belini büktü belimi büktü yazık
Karşılık bekleyen her aşk
Vuslat yok ufukta
Kurtlar girmez bataklığa
Kapanı hisseden sırtlanlar çıkmadılar sokağa
Birden sokak lambaları söndü sabahın eşiğinde
Sırtlanlar çekildiler dağlara
Kurtlar girdiler pusularına
Kapan kapanın elinde kaldı
Nefis şu saatten sonra geri dur bana yanaşma
Ben şimdi yitirdiğim hazineleri ararım.
Gönül bahçemi söz ile kazarım.
Akıl ocağımı ilim ateşi ile yakarım.
Ben,bana yalan söyleyen hıfsıma şaşarım.
Şimdi,dağa çökmüş bulutlar gibi,
Mahsun ve yalnızsın ey kerpiçsaray.
Artık kuşlar yuva yapmazlar damına.
Demir parmaklıklı pencerenden harmana,
bakmaz artık kimseler.
Bensiz bana arsınız
Biliyorum bir ben var bende
Sen istersen gel istersen gelme
Ey gönlüm ben gdiyorum işte
Naz etme hadi gel
Ney dinlerken
Toprak kokusu gelir aklıma
Ney sesinde,Saba.
Su şırıltısı gelir aklıma
Ney sesinde,raks.
Deryanın dinginliğinde dalga gelir aklıma
Kemirdi dertler umutlarımı,zindana giriftarım
Sözün bittiği yerdeyim tut elimden
Hasmım sırtımda yüreğim sızlar derinden
Koynumdaki yılan fısıl fısıl fısıldar
Denize düştüm ağlar paşalar
Odaları bir bir dolaştım
Adımlarımın ardından koştum
Aslında o gece boştum
Çünkü ben bende yoktum
İhtiyarım olmayan kelimeler çıktı bakışlarımdan
Ölü ozanların sazlarının yakıldığı meydandan
İşte o an kızgın naralar çıktı düşüncelerimden
Küllenmiş dokunuşlar savruldu sinir harbinden
Sevdasını limana çekmiş malup aşıklar sevdasız kaldılar
Dağ seni kollar sen dağa yaslan
Umulmadık yerde sırtından vurulan aslan
Onur.!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!