Pınarbaşı'na ziyaret için varınca
İçim geçerim billur gibi suyun akışına
Gözün önü derin yatağın yalvanca
Suyunda canlılar yaşıyor Pınarbaşı
Soğuk suyunu içenler kanıyor
Bünyan süslenip bürünmüşsün yeşile
Saçların kumral endamına gelince
Kurulmuşsun Anadolu'nun en güzel yerine
Sen gözlere ışık verirsin Bünyan’ım
Çıkarım yücene seni seyretmeye
Doğdum, selam verdim toprağına taşına
Düğmecik çiçeğinden taç ördüm başına
İlçeler içinde yurt yuva oldun bana
Ufacık bir çocuktum koşarak geldim sana
Etrafın dağlarla çevrili güzel bir yer
Bir güzel gördüm Talas ilinde
Yüreğim hopladı çıktı Ali Dağı’nın tepesine
Gönlüm yandı tutuştu döndü meşe külüne
Bak güzel bak anla acı ne olur sun bu gence
Allah güzellik vermiş gerdan gırışın niye
Şeşe bağları uzak Bünyan’a
Yetişir al mor üzümleri bağında
Bağrını dayamış kepez dağına
Horhor’dan sohranarak akar bak suyuna
Şeşe bağlarının toprağı kırmızı
Bir güzel çıktı karşıma sevdalandım
Sevda nedir diye bir bilene sordum
Sevda illet bir şey cevabını aldım
Demek öyle bir şeymiş dona kaldım
Dönmek istedim kız aklımdan çıkmıyor
Seher bülbülü oldum
Can sende derman buldum
Sen beni sevdin sandım
Gece gündüz ağladım durdum
Bülbül sesi duyarım
Sevdim seni sevginle yaşadım
Her gece yıldızlara bakar ağlarım
Bende sizler gibi gülebilir miyim diye
Sevdanı ektim gönlüm yeşerir mi diye
Meyvelerin tadı birbirine benzemez asla
Aşık olup sevene
Aşık olana sordum?
Gözlerinden yaşlar aktı
Sen de mi aşık oldun dedi?
Sordum aşık olanın derdini
1966 yılında bir gül aldım kokluyorum
Bugüne kadar Kırk yedi yıl bir yastığa baş koydum
Başka gül koklamadım, Allah’tan korkarım
Şimdi zaman ne oldu sevdim günleri çabuk geçer
Tatlı tatlı şiirler, mektuplar kırıla gider




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!