Dağlarda koşan rüzgarın
O esintisini hissedemedim
Ormanda akan derelerin
Kayasındaki yosuna dokunamadım.
Masmavi köpük köpük denizin
Tuz kokusunu ciğerlerime çekemedim
Bir gezi dönüşüydü
Neşeyle gülüyorduk
Mutluyduk...
Bilmiyorum nedense
Birden sus pus olduk
Tıp demiş çocuklar gibi.
Umudum bir gün yeşerecek.
Biliyorum...
Bu yaşlı beden onu bulabilecek mi?
Bu yaşlı eller onu tutabilecek mi?
Bu yaşlı gözler onu görebilecek mi?
Ama yaşlıda olsa bu yürek,
Kavuşmak mı? Zor be papatyam
Ayrılmak mı? Bu mümkün değil
Anladım ki imkansız gibi bizim bu sevdamız
İçim boğum boğum , kör düğüm.
Yinede sevmek güzel , öyle böyle değil
Gül kokan o tenine dokunamasamda
Özlemek
İşte öyle bir şey
Yalnız başına yürürsün , aklındadır.
Parkta banka oturursun , yanındadır.
Uyumadığın gecelerde bile , rüyandadır
Yorgundum , sanki bir hayale dalmıştım.
Bir sesle irkildim , taşınıyor musun?
Yüzümü sese cevirdim , şaşırmıştım
Yakın gözlüğümün üzerinden baktım
Elimde bir kitap
Sayfaların arasından birşeyler dökülüyordu yere
Bakamam istediğin gibi,
Mühürlü gözlerim.(Gözlerim mühürlüdür ki)
Çağırma dokunamam tenine,
Bağlı ellerim.(Ellerim bağlıdır ki)
Çıkıp gidelim bir sabah ansızın
Yavaş adımlarla yürüdügümüz kaldırımlardan.
Göz göze bakıp daldığımız o parktan
Susarak anlaştığımız , konturlu telefon kulübesinden.
Çıkıp gidelim bir sabah ansızın
Herkes bilmese de dertlerimi,
Şiirlerim dinler sessizce beni...
İçimde bir yerlerde ta derinlerde
Bir çiçek yetiştiriyorum.
Gözlerimden birkaç damla yaş
Nefesimden bahar esintisi
Dilimden dökülen sevgi nameleri
Birde yüreğimden şefkat dokunuşları.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!