İyi adamlar geliyor
Güveni hakim kılmaya
Kötülüğü yıkmaya
Sevgiyi kurtarmaya
İyi adamlar geliyor
Yaralı kalpleri sarmaya
Sen gittin ya, alışamadım bu şehre.
Ne yapsam kar etmiyor.
Çağırsam da duymayacaksın, biliyorum.
Yüreğim bulut bulut ,boşluklardayım.
Sensizliğim sıkışmış umutlarıma
Sen yoksan eğer , bil ki yaşanmaz,
Kaldırımları arşınlıyorum şehrin sokaklarında
Başım önümde , gözüm yerde , sen neredesin.
İçimde yankılanıyor hasretin
Tüm sesleri dinliyorum , sen misin diye
Şehrin sokaklarında savrulurken
Yokluğunla konuşuyorum ben
Duvarın kenarında bir evsiz
Moraran dudaklarıyla , çatlak elleriyle
Gelen kışa meydan okurcasına oturuyor
Bak yine yağmur başladı.
Hani
Demiştin ya bir gün bana
Zaman bizi ayırırsa
Her üç şubatta saat 13:15 de
Fırının yanındaki durakta
Buluşalım.
Dağlarda esip
Maviliklerde buluşmam gerek.
Bulutlardan kopup
Denizlere kavuşmam gerek.
Elimde, boş bir defterin
Sayfalarını çevirirken buldum kendimi...
Makas, bant.... Bir de
Lacivert, kesilmiş kağıt parçaları
Duruyordu masanın üzerinde
Gençlik bir uçurumdu ,uçuldu geçti
Şimdi yola geldik , yürünüp gidilecek
Belki yarın bir iskemle gerek , zirveye varırken
Yamaçtan aşağıya bakarken , geçen mevsimler yad edilecek
Kimlerle uçtuk , kimlerle yürüdük , kimlerle dinlendik.
İçimden coşkuyla akan nehirleri
Sen nereden bileceksin
Adını duyunca senin
Ezberimden binlerce aşk şiirinin geçtiğini
Sen nereden bileceksin
Gönlümün terk edilmiş dehlizlerinde
Dolaşırken her seferinde
Daha karanlık yerler keşfediyorum
Habersizim
Ne zaman boyadın onları karaya
Hani bir inat uğruna




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!