hatırla, güneşin gölgesine sığındığın günlerdi
sayısız ben vardı dudaklarında
hani ben de inansam
bütün Üsküdar denize gömülürdü o gün
sancısı tutardı aklının yağmura beş kala
ve hep bir kibir damlardı saçlarından
turkuaz renginde kirpiklerine kimse inanmazdı mesela
suya yazılar da yazılmazdı halbuki
halbuki, buğulu camlara üflerdi kıyısız insanlar seni de,
sen hep benim adımı sayıklardın gölgelere
sana kalsa hep tersine dönerdi dünya
sana kalsa bir ipte iki cambaz
bir tek ben muammaydım bu coğrafyada
kimi zaman yorgun bir ankara bakardı ardından
yırtık ceplerinden imza günleri sızardı
orkideler öksüz kalırdı bir köşede
ellerinde pas tutmuş yetim cümleler birikirdi i üstelik
konuşsa dili tutulurdu meyrem'in
ahı tutardı ayşe'nin sussam
iki oğlan arasında yazı-tura atardın da
sen hep üçün birine kalırdın
dağılırdı karınca yuvaları
fillerin sevişmesi adına
beyaz gömleğinde çamura bulaşmış kan izleri
halbuki martılar ürkerdi sesinden
şiirler senden önce ölürdü şairler parkında
ve bir de altını çizdiğin anne ninnileri kalırdı
iğne'nin ucunda
bir tek sen şair kalırdın
bir tek sen şiire kemik yığını
şimdi sen, al bu imam nikahlı akide
sekerlerini
senin olsun
müjgân çoktan öldü..
Kayıt Tarihi : 16.07.2026 00:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!