yazıp okşayamadığım bir şiirsin artık
o yüzden böyle soluksuz giriyorum geceye
gölgen tavana çökmüş
kokun yastığa
bir cigara daha yakıyorum
Bir çağ yanlışıyım ben
ismi kirli sulara karışan
Bir yağmur damlası kadar ıslağım bak
Sürekli ağzım ekşiyor
Sürekli aynı izin üstünden geçiyor ellerim
kaç senli yola çıkıyor bu gidiş
bu bekleyişin sonunda
gözlerim hep aynı noktayı dövüyor
cevapsız cağrılar birikiyor telefonda
kime baksam biraz eksik
şiirin tam ortasında duruyorum
ellerim biraz kirli
ıslak bir taşa oturdum sana bakıyorum
yüzümden aşağıya sular akıyor
iki kasık arasında kaybettiğim bir imgeyi arıyorum sanki
sesimin yankılandığı duvarlar
bırakıyorum geceye
nereye baksam kirli bir elbise
kaç kez inandıysam bu yaraya
o kadar yıkadım kendimi
Dokunma bu gönlüme yarası derin
Sanki niye bu kadar söz bu kadar yemin
Kalbinin içindeydim hani ben senin
Aldanıp resmime bana çirkin demedin mi
Ne söylesen kandım inandım sana
bir şiir gibi ezberimdesin hala
bu sıcaklığı lacivert bir çizgiye böl
ve çıkar aklından
beni sevmen hiçbir işe yaramayacak
kimseye anlatamıyorum. anlamazlar çünkü
işte bu yüzden çok kez aynı
köşeyi dönüp tekrar sana bakıyorum
ne kadar da mutlusun oysa
ve şiirle kurgulanmış gece nöbetlerinden
aklımdan onca zamanın döngüsü geçiyor magnolia
marilia'da bir köprü altındaydık o gün
ve bu bizim üstüne bastığımız
o ilk yağmur damlaları
çıplaklığımızdaki o batıl utancı
her günün sonunda ilk saçlarım ıslanır,
sonra yüzüm
elinin biri sırf beni kirletmek
için sever, öteki öldürür
sonra gözlerinde eskir o çıplak halim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!