yazıp okşayamadığım bir şiirsin artık
o yüzden böyle soluksuz giriyorum geceye
gölgen tavana çökmüş
kokun yastığa
bir cigara daha yakıyorum
suyun yüzüne kırbaçla vurduğum zamanlarda
eskimişti dünya
aynı imhayı çiğneye çiğneye
patlatırken ağzımızda
yırtıklarımızı dağıttık komşu çocuklara
Bir çağ yanlışıyım ben
ismi kirli sulara karışan
Bir yağmur damlası kadar ıslağım bak
Sürekli ağzım ekşiyor
Sürekli aynı izin üstünden geçiyor ellerim
kaç senli yola çıkıyor bu gidiş
bu bekleyişin sonunda
gözlerim hep aynı noktayı dövüyor
cevapsız cağrılar birikiyor telefonda
kime baksam biraz eksik
şiirin tam ortasında duruyorum
ellerim biraz kirli
ıslak bir taşa oturdum sana bakıyorum
yüzümden aşağıya sular akıyor
iki kasık arasında kaybettiğim bir imgeyi arıyorum sanki
sesimin yankılandığı duvarlar
bırakıyorum geceye
nereye baksam kirli bir elbise
kaç kez inandıysam bu yaraya
o kadar yıkadım kendimi
Şimdi korkuyu salıyor üzerimize sevgilim
"Gidelim" diyorlar
Kül ve dünya üzerinden.
Söyle fırtına , söyle deniz, söyle nilüfer
Mevsimlerin ikiye düştüğü bu zaman diliminde
Sevgiyi kime emanet edip gideceğiz..
yalnızlığı avuçlarıma aldım , ter koktuk ikimiz birden
öptüm kokladım kırlangıç kanatlarını
mordum
yeşile döndüm senin için.
gövdemde şehir eşkiyaları saklandı,
Dokunma bu gönlüme yarası derin
Sanki niye bu kadar söz bu kadar yemin
Kalbinin içindeydim hani ben senin
Aldanıp resmime bana çirkin demedin mi
Ne söylesen kandım inandım sana
Şu ömür duvarını yıkılmaz sandım
Öyle çok sevdim ki unutmam sandım
Bir an oldu ölüyüm yaşamam sandım
Öyle bir sildim ki, ,izlerin hani
Kışı bitti gönlüm baharı sorar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!