yalnızlığı avuçlarıma aldım , ter koktuk ikimiz birden
öptüm kokladım kırlangıç kanatlarını
mordum
yeşile döndüm senin için.
gövdemde şehir eşkiyaları saklandı,
kırıldı çınar ağacı
sesini özlemeye kalktım
sarılmaya yeltendim dudaklarına
üşenmedim kirpiklerini saydım tek tek
seni sevmek gibi bir gaf yaptım
ayıptın
günahtın
haramdın bana
geç kalmışlığın en mahrem tarafıydın...
sen uzayıp giden kalabalıkta kayboldun mesela
denizde boğuldun
suya küstün
ben ot bahçelerinde büyüyen çiçekler büyüttüm içimde
aynı yağmurda ıslandık
aynı sokaklardan geçtik
aynı gökyüzüne baktık..
üşenmedim istanbul'dan bursaya geldim
senin için
merak ettim işte
inegöl senin neyin oluyor
mudanya neyin..
yüzünü ezberledim yıllarca,
yıllarca aynı çizgilerin etrafında
döndüm durdum
bildiğim tek kiblem sendin çünkü
zamansa senden geriye çekilmiş bir imge gibi ..
yıllarca sen orda ben bu boşlukta
neyi sevdiğimi bilmeden
neye alıştığımı bilmeden
yüzünde kaç kayboluş kaç dirilişin hükmü varsa
yetindim ordaki lodasla..
yağ istedim işte
bir kere, bir kere de olsa benim üstüme..
sokaklar ışığını yitirirse dedim
sehrin arka caddeleri gömülürse aynı dizeye
benim kalbim, senin kalbin
onların kalbi gibi işte
yenilirsek
geç kalırsak eğer
ışıklar sönsün biz dönmeden önce
istiyorum ki, bir ünlem bul bana şimdi
bütün o soru işaretlerini yutacak bir ünlem
bul bu şiire
ben yine müjgan olarak kalmak istiyorum
tanrı yalnız senin gözlerini
affetmesin.
Kayıt Tarihi : 16.07.2026 00:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!