Rüzgar Kaldırımların temelli süpürgesi
Rüzgar gecelerin en derin, en serin sesi
Rüzgar tepemdeki loş lambaların gölgesi
Rüzgar yokluğun fermanı varlığının sesi!
Esse götürse cümle derdimi kederimi
Kırılmaz cennet kapsı
Beden özümün hapısı
Pak dır gönlün tek lekesi
Kir ereni neydeceksin?
yokBir yağmur damlasının
Toprağa değişiyle
Başka neyle açıklanır ki
Seni sevmek başka neyle
Gitmen demek, neyle açıklanır
Soğumayı
İnsanlara başka gözle bakmayı
Yaşlanmayı öğrendim
Rüzgar bile dokunmaz artık bana
Kulaklarım neden başka ses duymaz
İsmini öğreneli
Rüzgar, yine aklıma geldi o günkü halim
Ne o gün sen olursun yanımda ne muallim
Söyler miyim kırdığım her nefeste bir teni
Azrail den kaçmak ve yırtıp atmak kefeni
Kulağıma fısıldar,artık onu duyarım
Olmadı bir böceğin kulağında çınlarım
Onca yıl geçti benden
Gündüzler, onca gece
Boylardan ve enlerden
Mezarda hece,hece
Karanlık, kapkaranlık
Kimseli olmasam da öyle girsem mezara
Daha çok okunur oldu kimsesize dua
Önüme çıkma, teli bedelsiz yar
Ak olup, saçına düşürme beni
Kalbime sığmazsın ey büyük diyar
Diyardan diyara alın bedeni!
Kuğular gelmişler beyaz kuğular
Aramaz sevincim seni, sen hüznüme dostsun
Sokak aralarında, sokak aralarında
Kaldırımlarının yüzü, göklerde yansıyor
Çamurlu Sularında, çamurlu sularında
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!