Gül zaman donsun dudaklarında
Benim en mutlu anımdır o an
Bak bana eşya kör olsun dünde
Aramızda kavrulsun dursun zaman
Sen gidince iradem de çekip gidiyor
Daldık rahmet ırmağına
Çıktık gönül sandalına
Aşk, bar-ı sakil hidemat-i şakka
Kaldıramaz bahz olur Yarab!
Bakar durur akl-ı beşer
Susmak lazımdır
Çün bura bekleme makamı
Sustu dilim
Ve kibirim
Bir tek seni beklerim
Ruh kafesinde değil
Beynimin acep nerde, bulsam düğmelerini
Kapatsam da bir duysam kalbin zikirlerini
Bir sigara yakmak gerekir şimdi
Dumanında duman olmuş hayaller
Bu giden dumanın sahibi kimdi
Bir beden içinde, bin bir kimlikler!
İçimde bir korku, içimi yiyen
Seninle savaşan beni kazanan
Rüzgar ki boşluğu zırh diye giyen
İçimde bir çığlık sonsuza varan!
Bir kefenim olmasa toprak kadar ki kara
Aptal mı ki öyle beyazken, karayı sara
Onca yıl geçti benden
Gündüzler, onca gece
Boylardan ve enlerden
Mezarda hece,hece
Karanlık, kapkaranlık
Bir bende bilirdim saklı sırları
Ve onları sır yapan sırlı kitap
Nasıl bitti anlamadım bu asrı
Asırlık insan ölümle muhatap
Gidilen yolun mazisi dönülmez
Karanlık bir gece,
Ve sen yoksun
Ellerim çok üşüdü
Avuntu fikirler hep geldi
Aklıma
Dedim ki,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!