Ben ne yakışıklıydım bir zamanlar
Geçti gözümün aşk aradığı sonbaharlar
Yazları eserdik kasırgadan daha sert
Yoktu dünyada bizden daha mert
Ölü olunca ilk biz girerdik tabutun altına
Geliyorken de tek, gidiyorken de tek
Arı da bal yok neyle dolar bu petek
Kendime ebelendim bu saklambaç da
Yumsam gözlerimi nemli bir yorgan da
Önüm arkam sağım solum tabutum sobe
Ebe saklanmayan, ebed saklanan da!
Şaşıyorum soruyorum
Sen neymişsin sen ne
Duruyorum bakıyorum
Sen neymişsin sen ne!
Kimseyi görmedim şimdiye kadar
Ruhumu tarayan biçimsiz radar
Gidecek en son yer değil mi mezar
Dünyaya merdiven ana karnı,çıktım
Bundan önce acep kaç basamaktım
Rüzgar, yine aklıma geldi o günkü halim
Ne o gün sen olursun yanımda ne muallim
Söyler miyim kırdığım her nefeste bir teni
Azrail den kaçmak ve yırtıp atmak kefeni
Kulağıma fısıldar,artık onu duyarım
Olmadı bir böceğin kulağında çınlarım
Balıkçı ağlarının arasındayım
Yarın kimin öleceğinden haberim yok
Kulağıma bir şeyler fısıldanıyor
Yüreğim kutuplarda bir gömü
Yaşamdan bir isteğim yok
Karanlığın ortasında kalmış bir fenerim
Nesin sen, güneş de olsan yine irdelerim
Sonu bitmez hayal içi boş kalmış sükunet
Her şey kabak gibi ortada bir cam gibi net




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!