Ey var, bana bir yol göster çıkayım
Yokların kesiştiği, o makama
Zaman, ucunda kibritler çakayım
Güneş gibi yan, ömrüm, bir taraf da
Gözleri keskin bir adamım artık
Zaman ki işlemiyor artık yaşlı ruhuma
Bir araç kundağımdan tabutuma getiren
Üstüme getirecek mi bu tabut bir kuma
Kıskanacak mıyım onu yoksa sonrakinden
Üfleyecek rüzgar toprağımı dağıtacak
Yandığımız neymiş
Şu hayatın Sihriymiş
Toprakla yazmış silmiş
Ah nelere kandık biz!
Düşünceler susup kelime ölse
Ben seni yine,yine seveceğim
Ömürde bir kere, dönüş mümkünse
O günü iple, iple çekeceğim
En son haberin karanlık da olsa
İçimde bir korku, içimi yiyen
Seninle savaşan beni kazanan
Rüzgar ki boşluğu zırh diye giyen
İçimde bir çığlık sonsuza varan!
Damla, damla korkulardan biriken
Ne ben benim bu gün ne zaman, zaman
Her şey tıkanmış sanki bu odada
Ne ben gidiyorum önden, ne zaman
İmdatsız beynim, ıssız bir adada
Donuk duvarlar nabzımı yokluyor
Hayat perdesinde oyun bulanık
Ey tabut üstüme oynama oyun
Kabir divan Allah hakim ben sanık
Kırın kalemleri tabuta koyun
Kitli bir çeyizi sanki bir kızın
Cehenneme girip de bir kez baksam
Bir Allah deyip de hemen saklansam
Bir sigara yakmak gerekir şimdi
Dumanında duman olmuş hayaller
Bu giden dumanın sahibi kimdi
Bir beden içinde, bin bir kimlikler!
Ne ateş ne de kor yalnızca duman
Bir deli ve Bakırköy Allah hasta hanesi
Adı Mehmet imiş öğrendim
Yanıma geldi elinde bir kitap
Dedi ki al bunu para lazım bana
Bir baktım kitaba neyin nesidir
Meğerse bizim Mehmet bir şairdir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!