Sırtını sarayın taşına yaslayan,
Korkudan vicdanı pasla paslayan,
Mürekkep satarak karın besleyen,
Sanır ki bu devran böyle sürecek.
Sessiz pandomimle döner bu dolap,
Zalimin önünde eğilir bitap,
Lakin emekçiden sorulur hesap,
Gerçekler maskeyi elbet dürecek.
Kimi süs köpeği olmuş hanımın,
Kimi uşağıdır sahte tanımın,
Farkında değiller büyük yıkımın,
Halkın çelik örsü söze girecek.
Yalaka sofrası kuran asalak,
Sanma ki bu millet ebedi ahmak,
Asi rüzgârlarla kopunca şafak,
Çekiçler tepene darbe vuracak!
Sahneler yıkılır, ışıklar söner,
Tarihin çarkları tersine döner,
Sarayın yaktığı o sahte fener,
Yalınayakların gücüyle sönecek!
ENGİN TOPKAN (28.06.2026)
Engin TopkanKayıt Tarihi : 29.06.2026 17:57:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



