İSTANBUL'UN FETHİNİ hazmedemeyenler 1453'ten beri milletimizi ve İslam'ı bu coğrafyadan silmek için plan yapıyorlar, devletlerimizi devirmeye ve bu milleti devşirmeye çalışıyorlar. Fatih'in açtığı yoldan bu sancağı taşımak istiyorsak önce içimizdeki Konstantinleri (keşfederek)fethetmeliyiz!
Firavun = Zalim hükümdar
*
Haman = Zalim hükümdarın emrindeki bürokrat
*
Bel'am = Zalim hükümdarın kararlarını onaylayan sahte din adamı
*
Çok oldu kalemi tutmadı elim
Elime fırsat ver güzel Allah'ım
İşte bunlar ile açıldı dilim
Dilime fırsat ver güzel Allah'ım
Fırsat ver Allah'ım açılsın dilim
''Allâh (c.c.)’a görünürde dost, iç dünyanda düşman olmaktan sakın! ''
Rivâyete göre Hızır (a.s.), Medine-i Münevvere’de bir araya geldiği Halife Ömer b. Abdülaziz (r.âleyh)’in kendisinden öğüt istemesi üzerine ona şöyle tavsiyede bulunur: “Ömer, Allâh (c.c.)’a görünürde dost, iç dünyanda düşman olmaktan sakın! Sözü özü ile örtüşmeyen münâfıktır. Münafıkların yerleri ise cehennemin en alt tabakasıdır.” Halife Ömer (r.âleyh) bunları duyunca ağlar hatta gözyaşlarından sakalı ıslanır. Hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: “Ahir zamanda bir takım topluluklar çıkacak, âhiret ameliyle dünyalık elde etme çarelerine başvuracaklar, koyun postuna bürünecekler, dilleri baldan tatlı olacak oysa gönülleri kurt yüreğidir. Allâhü Te‘âlâ bunları hedef alarak buyurur: “Benimle mi mağrur oluyorlar yoksa bana karşı mı koyuyorlar? Zâtıma yemin ederek söylüyorum, onların üzerine öyle bir fitne salarım ki pek uysallarını bile şaşkına çevirir!”
Fitne günü geldiğinde ne yapmamız gerektiği ile birçok hadis-i şerif vardır. Bunlardan birinde Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki: “Muhakkak ki önünüzde (yani yakın gelecek günlerinizde) karanlık gecelerin safhaları gibi birtakım korkunç fitneler vardır. O fitneler sırasında kişi mü’min olarak sabah eder, kâfir olarak akşama dahil olur. (Yahut) mü’min olarak akşama ulaşır da kâfir olarak sabahlar. Fitne zamanında oturan kimse ayakta durandan daha hayırlıdır. Ayakta duran da fitneye doğru koşandan daha hayırlıdır”.
Sahabeler: “Ya Resûlallah (s.a.v.), (o zamanda) bize ne yapmamızı emrediyorsun?” diye sordular. Resûl-i Ekrem (s.a.v.): “Sizler evlerinizin (döşemesi üzerine yayılmış) çulları olunuz (develerin sırtındaki semerlerinin altında devamlı çul bulundurulması lâzım olduğu gibi sizler de evlerinizin içine kapanmakta devam ediniz).” buyurdu. (Ebu Davud)
Parkta, Bahçede, Sokakta,
Hatta Toplu Taşıma Araçlarında
Biz Fuhuş Yapacağız Siz
Gözünüzü Kapatacaksınız Diyor
Uyarana da
" Arabistan mı Burası ? "
Gecemiz Mübarek olsun.
Bu gece sabah olmadan
Zorluklarınız Kolaylığa
Darlıklarınız Bolluğa
Karanlıklarınız Aydınlığa
Yokluklarınız Varlığa
Müstesna gecenin, müstesna vaktinde; ellerimizden gelenlerle,
Dillerimizden dökülenlerle,
Gönüllerimize düşenlerle duadayız…
Allah’ım!
Dillerimizden dökülenleri,
Şehrime gel sevgili
Yarın çık gel.
Bırak her şeyi,
Bir bekleyenim var de, gel.
Gel ki,
Bu şehir adımlarınla anlamlansın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!