YENİ DOĞAN ÇOCUĞUN KULAĞINA EZAN OKUMANIN ÖNEMİ
İslam dinine mensup bir aile bu güzel ameli yapmalıdır büyük hayırlar vardır Fakat yeni doğan çocuğun kulağına ezan okunmaz ise çocuk hangi din üzerine doğduğunu bilmez veya düşünür gibi söylemler gerçeği yansıtmamaktadır Zira İslam inancında her doğan çocuk İslam dini fıtratı üzerine doğmaktadır Bu doğan çocuk İslam inancına sahip olmayan bir ailenin çocuğu olsa dahi bu hakikat değişmemektedir
Çocuk dünyaya geldikten sonra en kısa zaman içerisinde dinî bilgisi olan bir yakın veya herhangi bir kimse çağrılmalıdır yeni doğan çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına da kamet okumasını rica etmelidir Tabi ki bilgimiz var ise diler isek bu sünneti kendimizde yerine getirebiliriz.Ezan ve kameti çocuğun kulağına okuyan kişinin okuduktan sonra şu duaları da okuması çok güzel olur
–Allah’ım bu yavruyu İslam fidanlığında biten güzel bir fidan olarak büyüt, İslami hayatta ebedi ve sabit kıl
Bu sıralarda çocuğuna bakan ana-baba, İbrahim Aleyhisselâm’ın oğulları İsmail ve İshak’a bakarken okuduğu şu duayı okumaları çok güzel olur
Güneş gibi sevmedik, akşam batarız diye.!
Yıldız gibi sevmedik, kayıp gideriz diye.!
Rüzgar gibi sevmedik, eser geçeriz diye.!
Biz, dostlarımızı "ALLAH" için sevdik,"AHİRETTE" tekrar buluşuruz diye.!!!
Mubarek Cuma'nın bereketi, mağfireti üzerimize olsun.!!!
Çıkarsa kalbinde yara,
Yaradan dönüştürür bunu bir gün hayra,
Sen sabretmesini bilirsen;
Yaradan düşürmez seni dara.
Kaldır başını semaya,
Aç ellerini mevlaya.
Kalp, Rabbini zikretikçe güzelleşir..
Dil , Rabbini andıkça ehilleşir.
Beden, ibadet ettikçe yenilenir.
Dost , dosta dua ettikçe sevgi artar.
Rabbim ; dualı bir hayat yaşayan,
duasını hayatına taşıyan,
Misafirsin bu hanede ey gönül !
Umduğunla değil, bulduğunla gül !
Hane sahibi ne derse, o olur !
Ne kimseye sitem eyle, ne de üzül !
Cumanın feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize olsun.
Genç adamın biri,
Dermiş babasına her gün;
Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi;
Baba, itiraz eder,
Olmaz öyle çok dost, hakikisi
Belki bir, belki iki,
Şairin, ozanın başı dik olur,
Soytarıdan şair olmaz efendi.
Şair alnı açık, yüzü ak olur,
Yalakadan şair olmaz efendi.
Şairler diktiği fidanı sökmez,
Şair olan namertlere diz çökmez,
Eskilerin bir tabiri vardır hani,
Yüreğim inceldi dayanmıyor artık diye...
Öyle oldu benimde yüreğim galiba ,
Bozulmuş karınca yuvası görsem içim acıyor,
Kanadı kırık bir kuş görsem ,
Uçabilsin diye kanatları olmak geliyor içimden...
Bir hoca, Erzurumlu dedeye sorar;
- Dede, peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çocuklarını çok severdi, eşiyle yan yana dolaşırdı.
Siz Anadolu'daki eski insanlar çok öpüp sevmezsiniz.
Erkekler önde, eşleriniz iki metre geride yürür.
Sebebi nedir?
Hafizdı Dedem,imanı inanci çok sağlamdı,
genç yaşta iki evladını kaybetmişti,
yaralıydı ama ALLAH'a öylesine teslimdiki
şikayetini hiç duymamıştım ....
Yalancı âlemden göçeli tam 29 yıl oldu
Doyamadığın evlatlarınla ebedi âlemde buluştursun Rabbim seni Dedem....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!