Herkesin bir Leyla’sı var elbet, adı başka,
Kimi dilde susturulmuş, kimi sığmamış aşka.
Bir şehir tabelasında ya da bir kadeh mırıldanışta,
Tutulmamış ellerin soğukluğu kalır her bakışta.
Unutmak mı?
Zamanın üstünü örttüğü kirli bir toz,
İnsan unutmaz, sadece dindirir o sağır feryadı.
İlk aşk; ruhun alnına vurulmuş bir köz,
Kime gitsen, onda ararsın o ilk tadı.
Öyle bir mühürdür ki bu, ne sökülür ne silinir,
Giden "el" olur belki ama sızısı "ev" bilinir.
Leyla bir isim değil, içeride bitmeyen bir nöbet;
Kavuşamadığın her an, kalbinde bin bir gurbet.
Kime dokunsan biraz ona çarparsın artık,
Her yeni baharda o eski kışın ağırlığı...
Dünya dolsa da insanla, o boşluk hep kalabalık;
Gömüldüğü yerdir insanın, en derin yalnızlığı.
Harun Beyazoğlu
Kayıt Tarihi : 29.05.2026 00:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!