Oturuyorum bankta...kim bilir kimleri dinledin diyorum banka bakarak...
kimi özlemlerini, kimi pişmanlıklarını anlattı sana... bense susuyorum... içimi kemiren serzenişleri seni daha fazla üzmemek için dile getirmeyeceğim bugün... susuyorum...
ben şair değilim;
içtiğim sigaranın külleri ile
yakmam gecelerimi
içimde bir boşluk var ve çok derin...düşüncelerime her zamanki gibi esirim...
gecenin bir vakti bir şarkı takılır dudaklarıma... ama nedense sessiz söylerim... gelmeyen uykumu bir saat sonralarına ertelerim, erteledikçe mırıldandığım şarkının içinde hüzünle dans ederim...eminim ki sabaha kadar boğuşacağım nağmelerinde...
hüznümü mıh gibi saplamışım yüreğime... ne çabuk büyümüşüm... ki büyüdükçe hüzünler çoğalıyor... daha eski hüzünlerimi içime sindirmeyi becerememişken, büyüdükçe hüzünlerim daha bir acı veriyor...
kacıncı günümü yaşıyorum?...
bilmiyorum...
bölük, pörçük günlerimden kalanlarla,
şu aralar;
bir tutam sevdalanmak var…
bir içim olan gözlerimizle,
Hasret yaralı bir kuş misali
Dem almış hüznün evresinde,
Deli, divaneyim...
bir gemi kalkar limandan,
alabora olmuş
düşleri geride bırakarak
bir gülücük bırak
dudağının yanına
dokunayım usulca
gülüşün bana geçsin
öyle işte
sen gerisini anla…
ne kadar dert var hayatımızda
çözümlenmesi gereken...
oysa;
bir şiir aktı usulca yüreğime
aldım onu işledim kalemimle…
önce,




-
Adem Aydın
Tüm YorumlarTebrik ederim şiirleriniz herbiri birbirinden güzel yüreğinize sağlık