Soğuk Londra yollarında, yalan masal duyulmakta,
Zengin Paris salonlarında, sahte laf sunulmakta.
Kibirli seyyahlar, bütün zihniyeti sömürdüler,
Kimsesiz garip çölleri, parça parça götürdüler.
Gizemli Hindistan ili, yılanlarla süslenirdi,
Fakir kalmış insanlık, sırf yalanlarla beslenirdi.
*
Uzak diyarların halkı, vahşi sanılıp kınandı,
Medeniyet kurma yalanı, zihinlere dolandı.
Gerçek Bağdat yollarında, bilginlerin kalbi atar,
Lakin tüccar yayıncılar, halkı barbarlıkla satar.
Asil eserler çalınıp, müzelere kilitlendi,
Kalan kimsesiz topraklar, sahte suçlarla kirlendi.
*
Özüne yabancılaşan, genç nesiller üretildi,
Zalim sömürge mantığı, kitlelere öğretildi.
Cezayirli mert aydınlar, isyan sancağıyla geldi,
Sömürgeci zorbaların, bakır zincirini deldi.
Artık diriliş vaktidir deyip, öne atıldılar,
Özgür yarınlar kurmaya, sevinç ile katıldılar.
*
Şimdi şarkın insanları, kalemi eline aldı,
Yıllarca süren koyu cehalet, hep geride kaldı.
Dilsiz yığınlar nihayet, feryadını koparıyor,
Yabancı uydurmalarını, maziye kaldırıyor.
Farklı kültürler durmadan, özgürce ilerlemeli,
İnsanlık artık, gerçeği saf vicdanıyla görmeli.
Kayıt Tarihi : 31.05.2026 12:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!