Gurbetten gelince yârimi sordum
Günlerdir boynunu, büktü dediler
Kötü düşünmedim, iyiye yordum
Hasrete katlanmak, yüktü dediler
Yıllarca sabredip, yürek dağlamış
Bilmem ki kalp yerine acep o ne taşıyor
Bir gün olsun pişman olup ta boyun eğdi mi?
Böyle vurdumduymazlığına aklım şaşıyor
Ey gözlerim uykusuz kaldığına değdi mi?
Miden geniş mi senin, neleri de sindirdin
Aşkımızdan sıkılmış edemiyor tahammül
Bir mazereti yokken çattığına değdi mi?
Tüm gemileri yaktı nasıl bulayım formül
Gereksiz bahaneler kattığına değdi mi?
Oysa ne kadar da çok uğraşmıştım
Senden koparmak için bir randevu
Sanki buraya önceden uğramıştım
Yaşatıyorsun sen bana dejavu
Sana olan hislerim sade tevazu
Boşlukta dolaşıyor bak çığlıklarım
Haykırışlarım acı yalvarışlarım
Bir esinti sesimi bıraktı yarım
Birde benim için es deli rüzgâr
Söyle yârim yanına kaldı mı kar
Sırf spor olsun diyerek uzaklardan yürüyorum
Buraya gelmeden güzel kokular sürüyorum
Sen yenisin galiba, seni ilk kez görüyorum
Tanışalım kendinden birazcık bahset yabancı
Sürç-i lisan ettiysem hakkını helal et çaycı
Cevap ver sorulara, düşündün mü bir kere
Bir kalemde sil baştan, yeniden başlanır mı?
Yalnızlar ordusundan, gelmiyor mu teskere
Mazimizi andıkça, gözlerin yaşlanır mı?
Bende ne yapacağımı şaşırdım
Gidişin bana lutuf mu yoksa ezamı
Üç kuruşluk aklımı da bak kaçırdım
Benim için kurtuluş mu yoksa cezamı
Evet pişman olup ta çok yalvaracak
Maskeler düşünce, bitiyor eğlence
Gerçekle yüzleştik, hayatın nizamı
Beni teskin etmek, gereksiz işkence
Gidişin lütuf mu, yoksa bir eza mı?
Hayat tıpkı bir salıncak gibi
sallayıp durur beni hüznün koynunda
okeye dönemezsin, zar tutamazsın şakası yok bunun
kuralları bilemezsin kader oyununda
ardından kalan kırık kalpler ve yaşlı gözler var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!