Çalıştım, kazandım hep helalinden
Günahım varsa gel yüzüme tükür
Namuslu olan belli her halinden
Çamura da bulaşmadım çok şükür
Siyaset yapıp konuşamam dille
Ayrılık rüzgârını çağırmadım ki
Sancılar içinde geçti bu günüm
Sana isteyerek bağırmadım ki
Seni kırdığım için çok üzgünüm
Kalbin belki aşka özenmiştir
Türlü hayvan otlar etrafında çit
Eteğinde vardır bahçeler bağlar
Dikildin önüme vermezsin geçit
İnat etme benle yol verin dağlar
Sarıçiçeklerle dolu bir yamaç
Sürüyle entrika var sende hep şaibe
Tüm umutlarımı sömürüp ettin hibe
Çırpındıkça daha da batıyorsun dibe
Bıçak kemiğe dayandı daha ne olsun
Bak zalim yıllara bir bir ömür kısalmış
Asi ve aykırı, omzunda dövme
Çekici ve korkunç bir kedi bana
Mademki şairsin yalandan övme
Benim için şiir, yaz dedi bana
Ayrı dünyalarız anlaşmak zordu
Gurbetten gelince yârimi sordum
Günlerdir boynunu, büktü dediler
Kötü düşünmedim, iyiye yordum
Hasrete katlanmak, yüktü dediler
Yıllarca sabredip, yürek dağlamış
Bilmem ki kalp yerine acep o ne taşıyor
Bir gün olsun pişman olup ta boyun eğdi mi?
Böyle vurdumduymazlığına aklım şaşıyor
Ey gözlerim uykusuz kaldığına değdi mi?
Miden geniş mi senin, neleri de sindirdin
Aşkımızdan sıkılmış edemiyor tahammül
Bir mazereti yokken çattığına değdi mi?
Tüm gemileri yaktı nasıl bulayım formül
Gereksiz bahaneler kattığına değdi mi?
Oysa ne kadar da çok uğraşmıştım
Senden koparmak için bir randevu
Sanki buraya önceden uğramıştım
Yaşatıyorsun sen bana dejavu
Sana olan hislerim sade tevazu
Boşlukta dolaşıyor bak çığlıklarım
Haykırışlarım acı yalvarışlarım
Bir esinti sesimi bıraktı yarım
Birde benim için es deli rüzgâr
Söyle yârim yanına kaldı mı kar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!