Yakıp yıkmanın ne demek olduğunu bilir o,
Bu yüzden elini hiçbir şeye uzatmaz.
Çünkü bilir:
Dokunduğu yerde bir şey eksilir dünyadan.
Sabrı onun beklemek değildir,
Kendini tutmaktır.
İçinde büyüyen her şeyi
Sessizce geri bastırmaktır.
Hep sınanır.
Bir sözle, bir bakışla,
Yarım bırakılmış insanların ağırlığıyla.
Sanki içinde kırılacak bir yer ararlar
Ve bulamadıkça daha sert vururlar.
Ama o sadece susar.
Kırılmamak için değil,
Krmamayı seçtiği için.
İnsanlardan uzaklaşmıştır.
Bu bir kaçış değil,
Öğrenilmiş bir korunma biçimidir.
Çünkü bilir:
Tanırsa sever,
Severse kırılır.
Bu yüzden yalnızlığıyla yaşar.
Hatta onunla uyur.
Bir battaniye gibi değil,
Bir ten gibi alışmıştır ona.
Yalnızlık onda bir eksiklik değil,
Bir denge halidir.
İnsanların gürültüsü yerine
Kendi içinin sessizliğini seçmiştir.
İçinde insanlara karşı bir yorgunluk taşır.
Ama bu yorgunluk bağırmaz;
Sadece ağırdır.
Ve ağır olan şeyler
En çok susmayı öğretir.
Dövüşmez.
Kanıtlamaz.
Anlatmaz.
Çünkü bazı insanlar için
Hayatta kalmak,
Kimseye çarpmadan yürümektir.
Ve o,
En çok kendine çarpmaktan yorulmuştur.
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 02:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!