Yolumu bulurum her yağmurdan sonra,
çünkü bir zamanlar
aynı yağmurda ıslandık seninle.
Ellerin vardı,
üşüyen yanlarımı susturan.
Aşk,
ikimizin de sığındığı bir yerdi.
Uçurumlara birlikte baktık,
düşmeyi değil,
tutunmayı seçtik.
Ben her kırıldığımda
sen vardın,
sen her sustuğunda
ben tamamladım.
Birbirimizin yarasını
ezberlemiştik.
Sonra…
Bir gün aynı gökyüzüne bakıp
başka şeyler hissettik.
Sen gittin.
Ne bir kurşun,
ne bir uçurum
senin yokluğun kadar derin değildi.
Yağmur yağdı yine—
ama bu kez
ıslanmak sadece üşüttü.
Ben kendimi toplamaya çalıştım,
parça parça,
sensiz bir bütün kurmaya.
Oldu sandım.
Olmadı.
Çünkü bazı aşklar bitmez;
sadece şekil değiştirir.
Şimdi…
Adını söylemiyorum artık,
ama her sessizlikte sen varsın.
Özlemek,
yavaş yavaş eksilmekmiş—
anladım.
Sen bilmezsin…
hiç bilmedin…
içimde ne kadar büyüdüğünü.
Ben delirdim biraz,
sen normale devam ettin.
Aşk dedim içimden,
sen duymadın.
Rüya değildi—gerçekti:
kalbine sarılan dua
çoktan yola çıkmıştı.
Bir gün rüyana düşersem,
bil ki
avuç içlerime savurduğum dualardır onlar.
Kıymet bildiğin yerlere
birer buğday tanesi serpiyorum—
gönlümden geçen her kuşa
yuva olsun diye.
Kayıt Tarihi : 5.05.2026 14:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!