Bugün gökyüzü bana kanatlarını verdi,
güneş de altın parmaklarıyla omuzlarımı ısıttı.
Yalın ayak yürüyorum kıyıya vuran duanın üstünde,
ve beyaz gömleğim denize karışıyor,
rüzgâra karışıyor,
duaya dönüşüyor.
Gör nasıl parlıyor çakıl taşları,
vazgeçmeyen dualar gibi ıslak.
Gör nasıl uçuşuyor martılar,
ağırlığını bırakmış umutlar gibi özgür.
İçimde bir çocuk bağırıyor... ama korkudan değil.
Yıllardır sakladığım o çocuksu sevinçten bağırıyor.
Bağırıyor çünkü nihayet öğrendi:
mutluluk biriktirilmez, yaşanır.
Yaralar kapanmaz, şarkıya dönüşür.
Sevgi istenmez, yaşanarak çoğalır.
Ve işte buradayım,
kumun sıcaklığıyla dalganın serinliği arasında,
yüreğim hafif, gözlerim deniz.
Hiç batmayan taşlar gibi sekiyorum suyun üstünde,
çünkü inanmayı unutmadım.
Eğer karanlık bir gün evimi sorduysa,
bugün ona ışıktan bir mektup yolluyorum.
Eğer yalnızlık kapımı araladıysa,
bugün ona denizin uğultusuyla cevap veriyorum.
Çünkü bugün içimdeki çocuk gülüyor,
ve kahkahası her kıyıya,
her uçan kuşa,
batmadan yürüdüğüm her suya değiyor,
çünkü umut da insanı taşımayı bilir.
Özcan İşler
3 Eylül 2026 Ankara
Kayıt Tarihi : 3.09.2026 19:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!