Adıma sürgün edilen o kurak inkâr,
Hakikatin göğsünde açan en büyük yalandır.
Ben ki yeşilin ilk uyanışına,
Ve gecenin alnındaki o gümüş sızıya ayarlanmışım.
Bilenler bilir;
Ben, mutlak estetiğin kalbindeki o sessiz infilakım.
Lakin sığamam,
Zamanın büküldüğü o ikindi vakitlerinde,
Şakağına sahte hüzünler iliştirenlerin tapınağına.
Ufku baygın bir dekor gibi kuşatanlar,
Bülbülün çığlığından yalan devşirenler,
Ve gülü kelime kalabalığında boğanlar...
Hiçbiri dokunamaz benim saklı kuyuma.
Sen sen ol ey uzağım ve yakınım,
Eğer yürünecekse bu zamansız yolda birlikte,
Beni o taklit iklimlerin gölgesiyle bir tutma.
Onlar varlığın sığ sularında birer yankı,
Bense kendi boşluğunda uğuldayan o derin nehir.
Onlar bana benzemez,
Ben onlardan fersah fersah uzağım...
Özcan İşler
7 Haziran 2017 Ankara
Kayıt Tarihi : 3.09.2026 21:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!