Rol Kesmek Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4701

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Rol Kesmek

Rol kesmekte bizimkiler ustadır,
Sanırsın ki yıllar yılı hastadır,
Yüzleri gülmez hep acı yastadır,
Dertleri bitmez keder hep tastadır.
*
Sorsanız her biri perişan halda,
Yapraklar mı dökülüyor o dalda?
Umut kalmamış fincandaki falda,
Kısmetleri boğulurmuş hep salda.
*
Ağızlarında var garip bir türkü,
Yoksulluktur sanki onların kürkü,
Yüzlerinden silinmez sahte korku,
Dönüp duruyor şu yalanın çarkı.
*
Sefilleri oynamak tek işleri,
Yalandan sızlar hep çürük dişleri,
Hiç bitmez o sahte kara kışları,
Tersine gider hep uyanışları.
*
Hastalık icat ederler yalandan,
Kurtulamazsın o zalim yılandan,
Beterdir bu tayfa sahte talandan,
Korkarlar sadece haktan olandan.
*
Ne acı hisseder ne de bir keder,
Sözde hayatları olmuş derbeder,
Sanırsın alın yazısıdır kader,
Elindeki varı yoğu yok eder.
*
Sefalet masalı okur dillerde,
Oyuncudur bunlar bütün illerde,
Gezerler dururlar yaban ellerde,
Yüzleri hiç kızarmaz bu hallerde.
*
Sabahları erken başlar sahneler,
Sayılır masallar ve bahaneler,
Ağzında dolanır boş teraneler,
Kurulur zihindeki viraneler.
*
Kapıyı açarsan durum çok farklı,
Dolapta türlü yiyecekler saklı,
Cüzdanda paralar tomarla haklı,
Kurnazlığa çalışır hep o aklı.
*
Vitrine çıkarlar eller yüzünde,
Çile izi vardır sahte gözünde,
Bin bir yalan yaşar tatlı sözünde,
Zerre kadar doğruluk yok özünde.
*
Hekimler derdini bulamaz asla,
Ağlarlar dururlar sahte bir yasla,
Yaşarlar her zaman böyle kıyasla,
Oynarlar oyunu hep ihtirasla.
*
Sefilleri oynamak sanat mıdır?
Zayıfa saldırmak hep inat mıdır?
Kötülük uçuran bir kanat mıdır?
Vicdanı sızlatmak kainat mıdır?
*
Hep çarşı pazar gezer borç kuşanır,
Kendi yalanına kendi inanır,
Masumlar gerçeğe bir gün uyanır,
Dört bir yan kırmızı renge boyanır.
*
Titreyip yürürler uzun yollarda,
Çiçekler hep solar kuru dallarda,
Eridik derler hep garip hallarda,
Kalmadı bereket tatlı ballarda.
*
Oyuncular bitmez bu koca handa,
İnsanlık kaybolmuş sanki vicdanda,
Menfaat çarkları döner her yanda,
Yalan rüzgarları eser meydanda.
*
Kimisine baksan şaşırıp kalsan,
Bir hayal içine derine dalsan,
Hüzünlü şarkıyı bu gece çalsan,
Onlardan bir nebze de öğüt alsan.
*
Sigorta kaydı yok sözde cüzdanda,
Bankada hesap var türlü ekranda,
Yoksulluk çekerler güya her handa,
Zenginlik fışkırır o koca kanda.
*
Ciğerleri yanar öksürük krizi,
Belli etmemiştir gizlidir izi,
Yalandan titretir durur hep dizi,
Bir anda aldatır herkesi, bizi.
*
İlaçsız kalmışlar kimin umrunda,
Kıvranır dururlar ateş fırında,
Zenginlik gizlidir koca karında,
Umutlar saklanmış sanki yarında.
*
Vitamin düşmüş hep vücut sarsılmış,
Yalanlar duvara tek tek asılmış,
Fakirlik çanıyla her gün basılmış,
Vicdanın sesleri çoktan kısılmış.
*
Sefilleri oynar yüreği taştan,
Yeni bir dert bulur her gün en baştan,
Anlamaz hiç gözden akan o yaştan,
Uzaktır sevgiden hem güzel aşktan.
*
Sefalet destanı yazar her satır,
Geçmişi daima acı anlatır,
İçi kin doludur kendini batır,
Dışarı çıkınca yürek ağlatır.
*
Sararlar dört koldan bütün her yeri,
Atmazlar yalandan bir adım geri,
Akıtır dururlar hep sahte teri,
Bulunmaz dünyada böyle bir peri.
*
Gözler hep bulanık yürekler kara,
Kapanmaz yalandan açılan yara,
Çekerler herkesi garip bir dara,
Vermezler kimseye ufacık para.
*
Acının fanatiği kesilmişler,
Rollerin içine hapis girmişler,
Kendi yalanına öyle ermişler,
Gerçeği toprağa gömüp sermişler.
*
Gurbete gitmek de hedeftir sözde,
Alevler sönmüştür kuruyan közde,
Ne hikmet kalmıştır ne bahar güzde,
Zerre utanma yok sahtekar yüzde.
*
İyilik yapmak da onlara abes,
Dillerden yayılan çirkin kaba ses,
Tiyatro biter de kesilmez nefes,
Altından yapılmış onlara kafes.
*
Sefilleri oynamak hayat tarzı,
Her zaman böyledir kışıyla yazı,
Bitmez bu kitlenin tükenmez nazı,
Dinletir dururlar sahte avazı.
*
Kalpleri iyiymiş sadece lafta,
Dururlar her zaman karanlık safta,
Yalanlar dizili bir bir çürük rafta,
Oyunlar çevrili aynı tarafta,
*
Rızkı gasp edenler kendileridir,
Kötülük köşkünün perileridir,
Şeytanın dünyadaki bedelidir,
Yalan rüzgarının delileridir.
*
Ilıman kışları zemheri eyler,
Dillerinde gezer yalandan neyler,
Ağzından çıkamaz doğrucu şeyler,
Masumu kandırır bu garip beyler.
*
Sonunda çözülür oyunun gizi,
Yüzlerde belirir sahtelik izi,
Utançtan kızartır o yalan sizi,
Bir daha kandıramazsınız bizi,
Sefilleri oynamak biter o gün.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 00:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!