Ne gelirse sana, senden,
Seni övenlerden gelecek;
Aldanma, kanma,
İnanma başım!
Atalarımız baş için,
Gelmeyeceğini bile bile kız
Dün seni bekledim sahilde yalnız
Ömrümün güneşi, en yakın yıldız
Dün seni bekledim sahilde yalnız
Yine o eski dünya,
Gecesiyle gündüzüyle,
Adem’den beri.
Her şey yerli yerinde:
Kana susayan tutkusuyla insanlar,
On gün yağmur, bir gün güneş
Dalga rüzgâr ile kardeş
Zemheri’ye soğuklar eş
Don, ayaz mı belli değil
Her yörede yağmur sesi
Vazoda Manolya, aynada hayâlin;
Lâle misali baş eğişin
Ve uykudaki hâlin,
Bir rüya içinde gülümseyişin.
Dudaklarımda düşünen elin,
Kapadım eski ne varsa
Kitap – defter açmayacağım
Sen benim açılmamış kitabım
Bir bir seni okuyacağım
Senden öğreneceğim insanları sevmesini
Bir kız geçmesin kapımdan:
Ardından bakakalırım Üsküdarlım!
Unutmak istediğim Adapazarlı,
Ve sen Çalıkuşum, Fahametim,
Aklıma siz gelirsiniz.
Mehmet Âkif’in aziz ruhundan özür dileyerek
“Çanakkale geçilmez” diyen babayiğitler
Çanakkale uğruna öldüler birer birer
Ağaçlar sevişir mi kuşlarla beraber,
Aldatır mı birbirini insanlara bakıp?
Bunca yıl kendini veren ağaçlar,
Azap çeker mi bir gün, bir sevgili bırakıp?
Nedir, neye inanırlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!