Gecem gözümde aydın, efsanem Bozkurt
Başım Ay-Yıldızımda, hakkımdır şuut
Ve bir Tanrı bahçesi dolaştığım yurt
Mehmedin dili bende: Geçilmez hudut
Yüz bulmasam da senden
Yüzünü görmeğe geleceğim
Ve değişmemiş diyeceğim
Tanırsam elbisenden
Düşeceksin kollarıma zamanla yorgun
Çantamı verin anne
Geldi gidecek günüm
Beni gönderin anne
Geri kalsın düğünüm
Koşmak sırası bugün
Görülür sehpada istediklerim
Ve ömrüm bir kitap sayfasında,
Bir bulut ardında kalan şehrim,
Zevkinde, sefasında…
Çiçek açar zaman bahçelerinde,
Gülde güller açsın, gülsün bu gece
Güzellikler saçsın, gülsün bu gece
Gök, güneş, yıldızlar, ayın hâlesi
Bütün görkemiyle gelsin bu gece
Gülüm! Görmediğim gün, kanar gizli bir yerim
Ruhumu alev sarar, yaşla dolar gözlerim
Bekler hayâl içinde, bakarım yollarına
Ömrümün baharısın, doymadım baharına
Anamdan, babamdan sonra
En çok sevdiğim,
Güvendiğim,
Sözünde er bildiğim,
Karımsın.
Kafamızda,
Gönlümüzde, gözümüzde,
Yanımızdasın.
Canımızdasın,
Canımızın içinde,
Karanlık, kanlı geceden,
Aydınlığa, barışa havalandı güvercin;
Silkinip tapınak avlusu miskinliğinden,
Sanırsın şahlandı güvercin.
Ama tedirgin ama kuşkulu,
Burası Babudere’si,
Delik-deşik dağlarla çevrilidir.
Göz nuru, alın teri,
İnsan emeğiyle işlenmiş her karış toprağı.
Her tümsek ardında bir makineli,
Palet, tekerlek izidir yollar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!